Akaryakıt zamları sürücüleri çileden çıkardı!

Kamera: Sinan TUNÇ

Mazot fiyatları son dönemde art arda zamlandı. Bu yükselme da iğneden ipliğe her şeye yeni zamlar olarak yansıyor.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışlar, sürücülerin bütçesine de koskocoman bir darbe vuruyor.

Vatandaşlar bundan böyle yalnızca zorunlu durumlarda arabalarını kullandıklarını, kontağı çalıştırmanın “lüks” haline geldiğini söylüyor. Son zamlardan sonradan arabasını satmayı düşünenler hatta satanlar dahi var.

Bu durum trafiğe de yansımış durumda. Yoğun trafiğiyle bilinen İstanbul ’da bile yer yer rahatlamalar görülüyor.

Çünkü sürücüler akaryakıt zamlarından dolayı eski sıklıkta araçlarını trafiğe çıkaramıyorlar, “Gaza basmaya zeka çekiniyoruz” diyorlar.

SÖZCÜ muhabiri İstanbul Şişli ’de trafikteki sürücülere mikrofon uzattı, “Akaryakıt zamları yüzünden trafikte yer yer görülen rahatlamaya sevinebiliyor musunuz?” diye sordu.

Vatandaşlar şu yanıtları verdi:

“KEŞKE TRAFİK OLSAYDI DA AKARYAKITA BU DEK ZAM GELMESEYDİ”

Güven Eroğlu: “Elbette hayır. Keşke trafik olsaydı da akaryakıta bu değin zam gelmeseydi. Geçen sene depoyu 300 liraya dolduruyordum, bu yıl 700 ’den aşağı dolduramıyorum. Aldığımız maaş, yaptığımız iş belirlenmiş. (Aracınızı eski sıklıkla kullanabiliyor musunuz?) Kesinlikle hayır. Arabayı da satsak satılmıyor, bir tasa. Tümü başımıza bela oldu. (Zamlardan sonradan aracınızı satmayı mı düşündünüz?) Satmayı düşünmez olur mu insan?”

“GAZA BASMAYA ÇEKİNİYORUM ARTIK”

Burak Sevilir: “Ben kargocuyum; işe ilk girdiğimde depoyu 300 lira civarında dolduruyordum, şu an 700 lira civarında tutuyor. Gaza basmaya çekiniyorum bundan böyle. Ağlanacak haldeyiz. Litresi 20 lira da olsa mecbur yapacağız, işimiz bu. Da olan bize oluyor…”

“UCUZ OLSUN DA TRAFİKTEKİ RAHATLAMAYA SEVİNMEYELİM”

Giray Altun: “Ucuz olsun da (trafikteki rahatlamaya) sevinmeyelim, hareket olsun.”

“BİR ZAM BİTMEDEN ÖBÜRÜ GELİYOR”

Fırat Bağımsızlık: “Nasıl sevinelim, mümkün mü böyle bir şey? Bir zam bitmeden öbürü geliyor adeta. Depo daha önce 500 küsür liraya doluyordu, en son 765 liraya doldurdum. Aracı daha eksik kullanmaya çalışıyoruz.”

“ÜZÜLÜYORUM”

Arzu Biçer: “İşe yetişme açısından seviniyorum fakat alt oysa ulusal bilinç olunca da üzülüyorum.”

“NASIL SEVİNEBİLİRİZ?”

Okan Ay: “Nasıl sevinebiliriz? Akaryakıt sadece bizim evimize gitmemizle alakalı değil; ülke ekonomisiyle de alakalı bir şey.”

“ŞİRKET DE BU ZAMLARDAN MEMNUN DEĞİL”

Musa Bey: “Yoo, hiç de sevinmiyoruz. Kendi aracımı fazla kullanamıyorum lakin şirket aracını mecbur uygulamak zorundayız. Şirket de bağlı bundan (zamlardan) hoşnut değil lakin bir yerde de mecburi kalıyorlar sevkiyatçı olduğumuz için.”

“YAKITA ÇALIŞIYORUZ”

Evren Aşlak: “Yakıtın pahalılığı özellikle taksi esnafının belini büküyor. 24 saatte aldığım yakacak için cebimden (kazancına ilave) ekstra 100 lira çıkıyor. (Akaryakıta çalışıyorsunuz gibi bir şart var o süre?) Şu hemen olan böylece gözüküyor.”

“ARABAYI ÇIKARTMAK LÜKS OLDU”

Soy Gül: “Yok canım ne sevinmesi… (Akaryakıt zamları) Bütçemizi felaket etkiledi. 20 liraya gittiğimiz yolu 40-50 liraya gider olduk. Arabayı çıkartmak artık koskocoman lüks oldu. (Eski sıklıkla kullanabiliyor musunuz aracınızı?) Zoraki kalmadıkça çıkartmıyoruz.”

“İŞİM OLMADIĞI SÜRECE ARACI OTOPARKTAN ÇIKARMIYORUM”

Okan Nihal: “Hiç sevinemiyoruz. Bu durum için çok üzgünüz fiilen. Artık işim olmadığı sürece arabulucu otoparktan çıkarmıyoruz hiçbir şekilde. Keyfi bir şart için çıkarmıyoruz bundan böyle ne yazık ki.”

“YAKIT BİZİM YARAMIZ”

Enes Günbeyi: “Sevinemiyoruz tabi. Sonuçta yakacak bizim de bir yaramız…”

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir