Ankara Film Festivali 4 Kasım’da Başlıyor!

ANKARA (Bültenler) – Her yıl olduğu gibi festivalde ulusal uzun, belgelere dayanan ve kısa film dallarında müsabaka heyecanı yaşanacak ve dünya sinemasından heyecanla beklenen son 2 yılın iddialı yapımlarının yer aldığı toplamda 16 ülkeden 63 film gösterilecek.

Övünç Ödülleri Perihan Savaş, Erendiz Atasü ve Gani Müjde’ye verilecek!

32. Ankara Film Festivali‘nin açılış töreni 4 Kasım akşamı CerModern’de gerçekleşecek. Başlangıç töreninde festivalin Övünç Ödülleri sahiplerine ibraz edilecek. Bu sene festivalin Aziz Nesin Emek Ödülü oyuncu Perihan Savaş’a, Sanat Çınarı Ödülü yazar, akademisyen ve edebiyat eleştirmeni Erendiz Atasü’ye ve Kitle İletişim Ödülü mizah yazarı, senaryo yazarı, yönetmen Gani Müjde’ye verilecek.

Ulusal Yarışmalar için geri sayım başladı!

Ulusal Uzun Film Yarışması’nda bu sene Emre Kayiş yönetmenliğindeki “Anadolu Leoparı”, Fikret Reyhan imzalı “Çatlak”, Erdem Tepegöz’ün yönettiği “Gölgeler İçinde”, Selman Nacar’ın yönettiği “İki Şafak Arasında”, Erkan Tahhuşoğlu imzalı “Hol”, Muhammet Çakıral’ın yönettiği “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın yönettiği “Mektep Tıraşı”, Aydınlatılmış Orak’ın yönettiği “Sabırsızlık Zamanı”, Çağıl Bocut’un yönettiği “Sardunya” ve Tufan Taştan’ın yönettiği “Sen Ben Lenin” adlı filmler yarışacak ve Ankara’da ilk kez festivalde izleyiciyle buluşacak. Gösterimler sonrasında film ekipleri izleyicilerin sorularını cevap verme üzere salonda olacaklar.

50.000 TL değerindeki En İyi Film Ödülü ve ilk filmlere verilen 20.000 TL değerindeki Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülü’nün de yer aldığı 12 kategorideki ödüllere; akademisyen ve medya sanatçısı Andreas Treske, sanat yönetmeni Meral Efe Yurtseven, oyuncu Selen Uçer, yönetmen Seren Yüce ile yazan ve yönetmen Vecdi Sayar’dan oluşan başlıca jüri karar verecek. SİYAD En İyi Film Ödülü’nü ise sinema yazarları Ali Can Sekmeç, Ali Ulvi Kurnaz ve Coşkun Çokyiğit’ten oluşan SİYAD jürisi belirleyecek.

Milli Kısa Film Yarışması’nda 15 film yarışacak!

Festivalde bu yıl Milli Kısa Film Yarışması’na seçilen 15 filmi oyuncu Alican Yücesoy, senarist ve yönetmen Banu Sıvacı ile senaryo yazarı, yönetmen Müfit Can Saçıntı’dan oluşan belli başlı jüri değerlendirecek.

Nuri Evren Özdoğan’ın “Aynı Gecenin Laciverti”, İnan Erbil’in “Belki Bir Gün Gideriz”, Mahsum Taşkın’ın “Binbir Gece”, Fehmi Öztürk’ün “Bir Annenin Sonatı”, Dikte Aytemür’ün “Buz İçin Çığlık”, Okan Aygün’ün “Hoş Havalar”, Ömer Faruk Yardımcı’nın “Hasat”, Abdullah Şahin’in “Hemnefes”, Doğan Belge’nin “İnşaattaki”, İlker Köklük’ün “Konsensüs”, Meriç Ecdat ve Isabel Loyer’in birlikte yönettikleri “Med Cezir Tango”, Merve Bozcu’nun “Plastik Rüya”, Can Merdan Doğan’ın “Stiletto”, Doğuş Özokutan’ın “Teslimat” ve Iftihar Güler’in “Bere” adlı filmleri 10.000 TL değerindeki En İyi Kısa Film Ödülü için yarışacak.

Yılın merakla beklenen belgeselleri festivalde!

Milli Belgeli Film Yarışması’nda Zafer Sevener ve Sibel Sümer’in birlikte yönettikleri “Araya Korona Girmeseydi…”, Fevzi Baran’ın “Baba Ne Oldu?”, Aslı Akdağ’ın “Bekleyiş”, Mehmet Belirlenmiş Öztürk’ün “Doğu’nun Işığı”, Kurtuluş Özgen’in “Habitus of Self ‘alçak sesle'”, Mustafa Açık Fikirli’ın “Haymatlos”, Ulaş Tosun’un “Merhaba Canım”, Mehmet Emre Battal’ın “Muhtaç”, Doğuş Algün’ün “Sıcak Yatak”, Metin Avdaç’ın “Tipi” ve Ahmet Necdet Çupur’un “Afacan Çocuklar” adlı belgeselleri izleyiciyle buluşacak.

Belgesel yönetmeni Güliz Sağlam, belgelere dayanan yönetmeni Mustafa Ünlü ile akademisyen Hür Yaren’den oluşan belli başlı jüri 20.000 TL değerindeki En İyi Belgelere Dayanan Ödülü’nün sahibini belirleyecek.

Yarışmaların kazananları 12 Kasım akşamı CerModern’de düzenlenecek Kapanış ve Ödül Töreni’nde sahiplerini bulacak.

Proje Geliştirme Desteği 5 yaşında!

Türkiye Sinemasının yeni yaratıcılarına, Türkiye sinema endüstrisinin gelişimine ve sinemanın sanatsal niteliklerine katkıda bulunmak nedeniyle süreklilik aşamasında milli uzun kurmaca yapımlara verilen Proje Geliştirme Desteği Yarışması’nda bu yıl 10 proje yarışacak.

İlk veya ikinci filmini çekecek sinemacılara fiziksel takviye karşılayan yarışmada bu yıl Emir Külal Haznevi’nin “11 Yıldız, Güneş ve Ay”, Yılmaz Özdil’in “Aforoz”, Uzlaşma Sarhan’ın “Flu Mavi”, Mustafa Haktanır’ın “Çam Sakızı Çoban Armağanı”, Fehmi Öztürk’ün “Gayrı Devlete Ait Bir Ailenin Öyle Ortak Hikâyesi”, Burcu Aykar’ın “Gölgeler Çekildiğinde”, Senem Bay’ın “Enkaz”, Ziya Demirel’in “İki Gözlüler”, Alican Durbaş’ın “Lo-Fi” ve Filiz Kuka’nın “Yüzleşme” adlı projeleri yarışacak.

32. Ankara Film Festivali Proje Geliştirme Desteği’nde yarışacak projeleryapımcı ve senarist Emine Şimşek, yapımcı Sevil Demirci ve yapımcı Vildan Erşen’den oluşan seçiciler kurulunun değerlendirmesi sonucunda bu yılın En İyi Projesine 30.000 TL ödül verilecek.

Dünya Festivallerinden Ödüllü Filmler Ankara’da!

32. Ankara Film Festivali son iki yılın en iyi, ödüllü ve ilgiyle beklenen yapımlarını Dünya Festivallerinden bölümünde bir araya getiriyor.

François Ozon’un bu sene Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışmacı, babalarının hastalığıyla hayatları değişen iki kız kardeşin görmezden geldikleri gerçeklerle yüzleşmelerini anlattığı filmi “Her Şey İyi Gitti/ Everything Went Fine”; Kolombiya’da bulunan İskoçyalı bir kadının ara ara öbür mekânlarda duyduğu garip, tok bir sesin peşinden yolculuğunu anlatan Apichatpong Weerasethakul’un Tilda Swinton’la işbirliği 2021 Cannes Jüri Özel Ödülü sahibi “Memoria”; Audrey Diwan’ın Venedik Film Festivali’nden Altın Aslan Ödülü ile dönen, hamileliğini sonlandırmak isteyen Anne’in mücadelesini anlattığı filmi “Kürtaj/ Happening”; İtalyan yönetmen Michelangelo Frammartino’nun 2021 Venedik Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ve Yeşil Damla Ödülü şampiyon, insanın doğayla bağını izleyen filmi “Delik/ Il Buco” ve Bulgaristan tarafından Oscar namzet adayı olarak belirlenen Ivaylo Hristov’un “Nefret/ Fear” ismindeki yeni filmi de festival dahilinde gösterilecek. Türkiye sınırına yakın bir Bulgar köyünde geçen film, ormanda avlanırken Afrikalı bir göçmenle karşılaşan dul bir kadını merkezine alıyor.

Samuel Kishi’nin 2020 Berlin Film Festivali Generation Kplus En İyi Film Ödülü’nü kazandığı kendi çocukluğundan izler taşıyan filmi “Kurt/ Los Lobos”; Alexandre Koberidze’nin dünya prömiyerini yaptığı 2021 Berlin Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülü ile ayrılan birbirleriyle tanıştıktan daha sonra bir nesil lanetin etkisi altına giren iki genci anlatan filmi “Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz?/ What Do We See When We Look at The Sky?”; Georgis Grigorakis’in bir baba-oğul ilişkisini konu bölge, 2020 Berlin Film Festivali Panaroma bölümü CICAE Ödülü, 2020 Selanik Film Festivali Jüri Özel Ödülü Gümüş İskender’i kazanan filmi “Kazıcı/ Digger” ile Alexandre Rockwell’in 2020 Berlin Film Festivali’nde Genaration Kplus bölümünde Kristal Ayı Ödülü’nü bölge, hayatlarına istikamet vermeye çalışan iki kardeşi merkeze aldığı filmi “Tatlı Şey/ Sweet Thing” izleyiciyle buluşacak öteki işaret yapımlardan.

Michaela Pavlátová’nın Afgan bir adama âşık olan Çek asıllı bir kadının değişen hayatını anlattığı animasyon yapım “Güneşli Maad/ My Sunny Maad”; Philipp Stölzl’ün Stefan Zweig’in yazınsal klasiğinden uyarladığı Naziler kadar işkence atama avukat Bartok’un hikayesini anlattığı “Satranç/ The Royal Game”; Julian Radlmaier’in genç bir vampire aşık olan bir Sovyet mülteciyi odağına aldığı “Kan Emiciler – Bir Marksist Vampir Komedisi/ Bloodsuckers”; Henrik Schyffert’ın yönettiği, Uje Brandelius’un yazdığı ve başrolünde yer aldığı Parkinson hastalığı olan bir pop yıldızını konu alan “Koş Uje Koş/ Run Uje Run”; Simon Holy’nin 2021 Karlovy Vary Film Festivali’nde East of West bölümünde prömiyerini yapan, Y kuşağının ilişkilerine, hayallerine ve endişelerine ışık tuttuğu filmi “Karanlıktaki Aynalar/ Mirrors in The Dark” ve Lemohang Jeremiah Mosese’nin 80 yaşında hayata küsmüş bir kadının yaşadığı dağ köyünün yıkımına karşısında mücadele etmek için ayağa kalkışını konu aldığı filmi “Bu Bir Defin Değil, Uyanış/ This Is Not a Burial, It’s a Ressurection” filmleri de festivalde izleyiciyle buluşacak.

Buñuel’in Filmlerini Hatırlıyoruz!

Festival bu sene sinemada sürrealizm dendiğinde akla gelen ilk ad olan, bugün sanatkâr dediğimiz pek çok yönetmene ilham vermiş, İspanyol yönetmen ve senaryo yazarı Luis Buñuel’in burjuva ahlakını insafsızca eleştirdiği 3 filmini “Buñuel’in Filmlerini Hatırlıyoruz” bölümünde izleyiciyle buluşturuyor. Catherine Deneuve’ün başrolde olduğu 1967 yapımı “Gündüz Güzeli/ Belle de Jour”, bir aksaklık çıktığı için bir türlü toplanıp yemek yemeyi başaramayan birkaç kent soylu çiftin öyküsünü anlatan “Burjuvazinin Dar Çekiciliği/ Le Charme discret de la bourgeoisie” ve Jeanne Moreau’nun konut sahiplerinin hayatlarını etkileyen bir hizmetçiyi canlandırdığı “Bir Oda Hizmetçisinin Günlüğü/ Le journal d’une femme de chambre” karnaval programında gösterilecek.

Festivalde Özel Gösterimler!

Festivalin “Özel Gösterimler” bölümünde 4 yapım gösterilecek. Tayfun Pirselimoğlu’nun kendi romanından uyarladığı ve yönetmenliğini yaptığı “Kerr” filmi festivalde izleyiciyle buluşacak. Bir adamın babasının cenazesi için geldiği kasabada şahit olduğu bir ceza sonrası yaşadıklarını konu bölge film ardından Tayfun Pirselimoğlu ve film ekibinin katılımıyla bir de söyleşi gerçekleşecek.

Tuluhan Tekelioğlu’nun her biri Türkiye’nin toplumsal hafızasında öbür bir yere sahip dokuz efsane ismi bir araya getirdiği “Efsaneler” belgeseli karnaval zarfında gösterilecek. Ayşe Kulin, Cüneyt Arkın, Güher ve Süher Pekinel kardeşler, Nevra Serezli, Prof. Dr. Ömer Özkan, Şenol Güneş, Süleyman Saim Tekcan ve Yılmaz Büyükerşen’i belgeselinde bir araya getiren Tuluhan Tekelioğlu gösterim ardından Ankaralı izleyicilerle buluşacak.

Sinema tarihinde bilinenleri, bilhassa 1896-1922 yılları arasındaki döneme odaklanarak araştıran ve yanlış bilinenleri ortaya koyan “Gölgelerin Seyri ‘Türk Sinemasının Anlaşmazlığa Neden Olan İlkleri'” belgeseli yönetmen Müjgan Şimşek ile sinema tarihçisi Burçak Evren’in katılımıyla ve Nebil Özgentürk imzalı belgeli “Kara Trenle Götürdüm Şehrimi” Almanya’ya göçün 60. yılında izleyiciyle buluşacak. Belgeli, 1961 yılından itibaren Almanya’nın dört bir yanında “umut yolcusu” olarak varan, döneceklerini varsayan ama davetli işçilikten kamu ötesi yurttaşlara dönüşen ayrıca doğdukları yeri hem doydukları yeri vatan belleyenleri anlatıyor. Nebil Özgentürk de filmin gösterimi sonrası salonda olacak.

Haberi Kaydet

Yorum yapın

SMM Panel