Engelli Büşra’nın engelsiz eğitimi

Engelli Büşra'nın engelsiz eğitimi

Engelli Büşra’nın engelsiz eğitimi

Artık okula engelli aracıyla gidiyor

NEVŞEHİR – Tüm zorluklara rağmen hayata sarılan maddesel engelli Büşra Ay, tüm engelleri aşarak Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi‘ndeki eğitim hayatına devam ediyor.

Büşra Ay 3 Aralık 2020 tarihinde Dünya Engelliler günü dolayısıyla kendisini ziyaret eden Ürgüp Belediye Başkanı Mehmet Aktürk’ten, Üniversiteye ulaşımının sağlanması için engelli aracı talebinde bulunmuştu. Büşra’nın bu isteğine duyarsız kalmayan Ürgüp Belediye Başkanı Mehmet Aktürk, engelli nakliye aracı alınması talimatı verdi. 2020 yılında pandemi nedeniyle uzak eğitim yapıldığı için binemediği engelli aracına bugün binen Büşra Ay’ın sevinci gözlerinden okundu. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi Büşra Ay’ı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, Ürgüp Kaymakamı Mehmet Maraşlı ve Ürgüp Belediye Başkanı Mehmet Aktürk evinde ziyaret ederek bu mutluluğuna iki taraflı oldu. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Büşra öncelikle olmak üzere tüm engellilerin sorunsuz olarak eğitim hayatına devam etmesi için her türlü imkanı sağlarken, Ürgüp Kaymakamlığı ise akülü otomobil tedarik etti. Büşra Ay’ın en büyük sorunu olan ulaşım sorunu da Ürgüp Belediyesi çözdü. Üniversite, kaymakamlık ve belediyenin sağladığı imkanlar ile tüm engelleri aşarak eğitim hayatına devamlı Büşra’nın bir sonraki hedefi ise yüksek lisans yapmak.

Ziyarette Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin yaptığı açıklamada; “Büşra kardeşimiz okulumuzun en başarılı, en azimli çalışkan bir öğrencisi. Kendisi her türlü engele karşın azimle hedefine içten gidiyor. Okulumuzda da kendisini yüksek lisans öğrencisi olarak bakmak istiyoruz. Bu konuda da şimdiden çalışmaya başladı. Kurslara gidiyor. Büşra’nın bu azminin ve başarısının tüm öğrencilere misal olmasını istiyorum. Biz üniversite olarak bu nesil öğrencilerimizin her türlü ihtiyaçlarını karşılama konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz. Bir isteği bir arzusu var mı diye bugün Büşra kızımızı ziyaret ettik” dedi.

Ziyarette konuşan Ürgüp Kaymakamı Mehmet Maraşlı Büşra’nın azminin öteki öğrencilere misal olduğunu ifade ederek; “Büşra hedeflerine peyderpey ilerliyor. şimdi 4. sınıfta. Yüksek lisans hedefliyor. İnşallah bundan sonraki hayat yürüyüşün de başta kaymakamlığımız olmak üzer üniversitemiz, belediyemiz ve diğer millet kuruluşları ile Büşra’nın yanına olmaya devam edeceğiz. Büşra’nın bu azmi nice gençlerimize, evden çıkmak istemeyen engellilerimize de misal oluyor” şeklinde konuştu.

Büşra’nın okuluna gitmekte çok zorlandığını ve bu duruma duyarsız kalmadıklarını söyleyen Ürgüp Belediye Başkanı Aktürk ise; “Bizim Büşra ve vasıta ile olan hikayemiz pandemiden önceki bir akşam ziyaretimizde başladı. Büşra’nın bu engelli haliyle eğitime olan azmi, okumaya olan aşkı biz böyle bir hizmeti sunma noktasında kıldı. O gün biz Büşra’ya bir laf vermiştik. ‘Bundan sonra ne anneyi yoracağız, ne de babayı işinden edeceğiz. Seni bundan sonradan her gün eğitimin devam ettiği sürece okula biz götürüp getireceğiz’ diye söz vermiştik. Bu gün bu sözümüzü gerçekleştiriyoruz. Aracımız önce Büşra’ya sonrada tüm engelli vatandaşlarımıza şanslı olsun” dedi.

Artık okula engelli nakliye aracı ile gidecek olan Büşra; engelli olmasına karşın önündeki engelleri kaldıranlara ayrı ayrı teşekkür etti.Engelli Büşra'nın engelsiz eğitimi

Engelli Büşra'nın engelsiz eğitimiEngelli Büşra'nın engelsiz eğitimiEngelli Büşra'nın engelsiz eğitimi

Haberi Kaydet

Devamını Oku

TBMM Başkanı Şentop “Hasan Basri Çantay Gazetecilik Ödülleri” töreninde konuştu Açıklaması

TBMM Başkanı Şentop "Hasan Basri Çantay Gazetecilik Ödülleri" töreninde konuştu Açıklaması

BALIKESİR (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Yeni artan bir alanda ayrıca vatandaşlarımızın hukukunu koruma meselesi ayrıca de lüzum devlet faaliyetlerinin, gerekse toplum hayatındaki huzuru koruma konusunda herkesin hukuka uymasını sağlayacak düzenlemelere gereksinim var.” dedi.

Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde Balıkesir Gazeteciler Cemiyetinin 60. kuruluş sene dönümü etkinlikleri dahilinde düzenlenen “Hasan Basri Çantay Gazetecilik Ödülleri” törenine katılan Şentop, burada yaptığı konuşmada, gazeteciliğin hayat ile insan aralarında senet kuran bir iş olmanın yanı sıra iletişim teknolojileriyle iç içe olması nedeniyle kesintisiz kendini güncellediğini söyledi.

Şentop, 17’nci yüzyılda ortaya çıkan, 19’uncu yüzyıldan itibaren kurumsallaşmaya başlayan mesleğin, zorlama ve irtibat teknolojisindeki yenilikler doğrultusunda günümüze kadar değişim geçirerek varlığını sürdürdüğünü kaydetti.

Değişimin boyutu ne olursa olsun içindeki insan unsurunun önemini her zaman koruduğunu dile getiren Şentop, şöyle konuştu:

“Muhabir, foto muhabiri, yazar olmadan gazetenin, basının olamayacağının hepimiz farkındayız. Çünkü gazeteciliğin konusu insan ve hayattır, hayata dair her şey haberin konusudur. Gazeteciler de olaylar ile okuyucular arasında bazen köprü, ara sıra ayna, ara sıra mercek işlevi görmektedirler. Osmanlı döneminde birincil özel Türk gazetesi olan ‘Tercüman-ı Ahval’in yayım hayatına 1860 yılında başladığı dikkate alındığında, Balıkesir’de 1886 yılında ilk gazetenin yayımlanması o günün şartlarında aslında takdire şayandır. Balıkesir Gazeteciler Cemiyetinin bugün faal ve mücadeleci çalışmalarının ardında 1886 yılından bu yandan inkıtaya uğradığı dönemler olsa da sürekli basın geleneğinin saklı olduğunu düşünüyorum.”

“Çok yönü olan bir alimdi”

Şentop, Balıkesir’in Milli Çaba ateşinin ilk yakıldığı, Balıkesir Kongresi’nin düzenlendiği, efelerinin istiklal uğruna şahlandığı, Kuvayimilliye’nin bayraklaşan şehirlerinin başında gelmesi hasebiyle Cumhuriyet’in kuruluşunda müstesna bir yere sahip olduğunu belirtti.

TBMM Başkanı Şentop, şöyle devam etti:

“Siz değerli basın mensupları, Milli Mücadele döneminde aziz milletimizin sesi oldunuz. Haklı davamızın hem içeride hem de dünya kamuoyuna anlatılmasında önemli bir rol oynadınız. ‘İrade-i Milliye Gazetesi’ ve akabinde kurulan Anadolu Ajansı vasıtasıyla gazeteciler, cephede savaşan askerler değin büyük vazife görmüşlerdir. Bu bakımdan Balıkesir’de siz değerli basın mensuplarıyla bir arada bulunmaktan ve şehrinizin yetiştirdiği müstesna bir insan olan Hasan Basri Çantay’a ahde vefamızı görüş imkanı sunan siz değerli Balıkesirlilerle hemhal olmaktan övünç duyuyorum.”

Hasan Basri Çantay’ı “Kur’an-ı Etken ve Meali Kerim” eseriyle tanıdığını aktaran Şentop, “Çantay, ülkemize gazetecilik, dil ve edebiyat, sanat ve bediiyat ve dini ilimler sahasındaki eserleri ve siyasi mücadelesiyle önemli hizmetler yapan, fazla yönlü bir alimdi.” ifadesini kullandı.

Şentop, Hasan Basri Çantay’ın mebus yönünü ve üstlendiği görevleri anlatarak, milli şair Mehmet Akif Ersoy’un Bursa’nın Yunan işgaline uğraması aleyhinde duyduğu derin kederle yazdığı “Bülbül” şiirini, hem o dönem yoldaşı olan ayrıca de halen mezar komşusu olan Hasan Basri Çantay’a ithaf ettiğini bildirdi.

“Dürüst ile hatalı bilgiyi ayırt edebilen gazetecilerin kıymeti ortaya çıkmıştır”

Teknolojik imkanların gazetecilerin imkanlarının sınırlarını genişlettiğini bildiren Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İmkanların çokluğu, gazetecilerin iş etiğini kayda değer ayla getirmiştir. Bundan Böyle gazetecinin, muhabirin önüne gelen çok artı detayı ayıklamak, doğruluğunu çoğu öbür kaynaktan onaylama etmek sorumluluğu çok daha hayati tartı kazanmıştır. Biz bunu koronavirüs salgını sürecinde gördük. Tüm devletler salgınla birlikte üstelik ‘infodemi’ ile mücadele etmek zorunda kaldılar. ‘İnfodemi’yi data salgını olarak çevirsek de kastedilen data kirliliği salgınıdır. Böyle bir ortamda dürüst veri ile hatalı bilgiyi ayırt edebilen gazetecilerin kıymeti çok daha fazla ortaya çıkmıştır.”

TBMM’de bilhassa sosyal ağ ve internet yayıncılığıyla ilgili bir kanun hazırlığı yapıldığını anımsatan Şentop, “Bu konu bir takım marjinal grupların anlatmaya çalıştığı gibi Türkiye’ye kasten değildir. Eylül ayında Viyana’da Dünya Parlamento Başkanları Toplantısı oldu. Bu toplantıya 87 ülkeden katılım oldu. Görüşme her tarafında konuşulan 3 ana başlık vardı. Bunlardan biri de yalan haber ve internet üzerinden işlenen suçlar, saldırılar üzerineydi. Konu üzerinde konuşan bütün parlamento başkanlarının ayrıcalıksız şikayet konusu buydu.” bilgisini paylaştı.

Şentop, laf konusu toplantıda kendisinin de söz aldığını aktararak, “Konunun iki ayak üzerinden tartışılmasının fazla doğru olmayacağını, esas konunun üçüncü bir ayağının olacağını açıklama ettim. O da büyük çok uluslu şirketlerin ticaret yapma ve karlılık meselesi. Çünkü tamamen masum, kişisel görüntü tanımlama meselesi değil mesele. Görüşü, ifadeyi açıkladığınız mecra ve bu mecranın kar marjı ve etkinlik gösterdiği alandaki ticari hesapları da işin içinde var.” değerlendirmesini yaptı.

“Bir kanun değişikliği düzenlemesiyle karşımıza gelecek”

TBMM Başkanı Şentop, Facebook ve kontrolsüz sosyal medyanın etkilerine ilişkin dünya genelinde yapılan araştırmalardan örnekler verdi.

Ulusal düzenlemelerin bu anlamda çok zorunlu olduğuna dikkati çeken Şentop, şunları kaydetti.

“Bir tarafta us yorumlama, ifade edildiği doğrudur. Lakin bununla birlikte bir bir insanların ve bir taraftan devlet faaliyetlerinin güvenliğinin sağlanması bir diğer önemli konu. Çok uluslu şirketlerin, kendi kurallarını kendileri koymaya çalışan şirketlerin çalışma tarzlarına sadece ulusal düzenlemelerle çaba etmek tatmin edici yok. Milletlerarası alanda yapılacak olan bazı düzenlemelerle de anlaşmalarla da çok uluslu şirketleri hukuk kurallarına uymaya zorlayacak hükümler getirmeliyiz. Bu konuda birçok değerlendirmeyi ikili görüşmelerde de yaptık. Olasılıkla bu ayın sonunda İspanya’da Parlamentolar Arası Birlik Toplantısı’nda bu konu gündemin en manâlı maddesi olacak. Yeni büyüyen bir alanda hem vatandaşlarımızın hukukunu koruma meselesi ayrıca de lüzum devlet faaliyetlerinin, gerekse toplum hayatındaki huzuru koruma konusunda herkesin hukuka uymasını sağlayacak düzenlemelere gereksinim var. O bakımdan keza internet gazeteciliği ayrıca de internet üzerindeki yayınlar ve sosyal ağ ile ilgili düzenlemeler tartışılıyor. Bambaşka siyasi partilerle de görüşülerek bir kanun değişikliği düzenlemesiyle karşımıza gelecek. “

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey de Hasan Basri Çantay’ın Balıkesir için kayda değer bir layık olduğunu vurguladı.

Canbey, Çantay’ı rahmetle andığını belirterek, “Gazetecilik kadim ve saygın bir iş. Bunun kıymetini bilmemiz gerekir. Bu cemiyetlere ihtiyaç var. Bu cemiyetler gazetelerin kendi otokontrol sistemini sağlıyor. Bu sistemin daha iyi işlemesi gerekiyor. Basın, ekonomi ve çalışma koşulları anlamında kolay bir süreç yaşamıyor. Bu anlamda da kendilerinin alıştırma koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor. Bununla ilgili de üzerimize düşeni daima yapmaya çaba ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ramazan Demir ise Hasan Basri Çantay’ın Kurtuluş Savaşı yıllarında yazılarıyla Ulusal Mücadele’ye kayda değer desteklerde bulunduğunu söyledi.

Demir, basının önemine dikkat çekici ederek, “Tarihe not düşen gerçek gazetecilere sahip çıkacağız. Bunu demokrasimizin beslenmesi güçlenmesi ve dinç işlemesi için yapacağız.” dedi.

Anadolu Ajansına ödül

Konuşmaların ardından, Balıkesir’de faaliyetlerini sürdüren gazete, radyo ve televizyon ile Türk basınına kayda değer hizmetleri bulunan birey ve kuruluş, başarılı meslek insanı, kurum yöneticileri ve sporculara ödülleri TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve diğer protokol üyelerince ibraz edildi.

Törende, Anadolu Ajansı (AA) adına Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Serdar Karagöz’e bahşedilen şildi, AA Bursa Bölge Müdürü Erdinç Aksoy aldı.

Etkinlikte, AA Balıkesir Muhabiri Miraç Kaya’ya “Otağ Fırıncıoğulları Özel Ödülü”, kurum adına Ayvalık ilçesinde hür haber cilik yapan Suat Salgın’a da “Cevdet Demiray Özel Ödülü” verildi.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Pakize Mutlu Aydemir, eylül ayında vefat eden babası gazeteci Ahmet Aydemir namına hazırlanan belgeyi TBMM Başkanı Şentop’tan alırken göz yaşlarına dominant olamadı.

Bu arada, Şentop ve beraberindekiler, etkinliğin düzenlendiği kültür merkezinde Balıkesir Gazeteciler Cemiyetinin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla açılışı gerçekleştirilen “15 Temmuz Balıkesir Manşetleri” sergisini gezdi.

Törene, Balıkesir Valisi Hasan Şıldak, AK Parti Balıkesir Milletvekilleri Adil Çelik ve Yavuz Subaşı, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Özdemir, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcısı Alpaslan Kaplan, İl Emniyet Müdürü Hasan Onar, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Tarık Hekimoğlu, AK Parti İl Başkanı Ekrem Başaran, CHP İl Başkanı Serkan Sarı, Basın İlan Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Cavit Erkılınç ile çok sayıda gazeteci katıldı.TBMM Başkanı Şentop Hasan Basri Çantay Gazetecilik Ödülleri töreninde konuştu Açıklaması

TBMM Başkanı Şentop Hasan Basri Çantay Gazetecilik Ödülleri töreninde konuştu Açıklaması

#Korona tablosundaki oranların artışının nedeni sizce nedir? ?? #Covid #VakaSayısı

— Haberler (@Haberler) November 4, 2021 Haberi Kaydet

Devamını Oku

Böbrek nakli olan genç öğretmen organlarını bağışladı

Böbrek nakli olan genç öğretmen organlarını bağışladı

BURSA (İHA) – Böbrek nakli olan genç hoca organlarını bağışladı

Öğrencilerinden bile hastalığını gizleyen edebiyat öğretmeni: “Ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürüyordum”

BURSA – Böbrek nakliyle bitmiş hayata bağlanan genç hoca, sağlığına kavuşur kavuşmaz bütün organlarını bağışladı. Hastalığını öğrencilerinden bile gizleyen genç hoca, baştan okula dönecek olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Bursa‘da edebiyat öğretmeni olarak görev yapan 27 yaşındaki Selime Yazan, üç ay önce Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi‘nde böbrek nakli oldu. Altı sene baştan başa diyalize hükümlü yaşayan Yazan, sağlığına kavuşur kavuşmaz, bütün organlarını bağışladı. Yazar, fazla kuvvet yıllar geçirdiğini, hastalığını öğrencilerinden bile gizlediğini açıklama ederek,

Diyaliz hastasıydım, 2015 yılında bu tanı konulmuştu. Son dönemde ise böbrek yetmezliğimin olduğu söylendi. Bunun için Antalya’ya gidip, kaydımı yaptırdım. Bu benim için büyük bir travma oldu. Çünkü hayatım artık değişmişti. Solüsyon sularım geliyordu, bunlar benim için büyük bir yüktü. Diyaliz makinam vardı, geceleri ona bağlanıyordum. Planlarımı bu durumlara kadar yapıyordum. Bir yerden bir yere gitmek veya başka bir evde kalmak benim için fazla zordu. Her konuda önce medikal malzemelerimi düşünüp bunun planlarını yapıyordum. Arkadaşlarım bu durumu bilmiyordu, bildirmek istemiyordum. Çünkü hastalığım özgüvenimi zedelemişti, kimseyle paylaşamıyordum. Zaten paylaşsam da anlayacaklarını düşünmüyordum. sonra 2019 yılında hoca olarak Bursa’ya atandım. Öğretmenliğimi yaparken tekrar hastalığımı rahat tuttum. Öğrencilerime yansıtmak istemedim. Kendimi dinamik ve sağlıklı bir hoca olarak tanıttım. Nakil olmayı bekliyordum. Diyaliz benim için çok yıpratıcıydı. Maddesel ve maneviyat bastırma içerisindeydim. Çok sevdiğim Peyami Safa’nın bir sözü var. Ağaçların sıhhatine bile imrenerek yürürdüm diyor. Elbette bu duyguyu hissettim” dedi.

Gece yarısı gelen telefonla hayata bağlandı

Yaşadıklarını anlatan Selime Yazar, “6 sene boyunca çok yorulmuştum. Hemodiyalizi hiç istemiyordum. Çok sıkıcı olduğunu duymuştum. Fakat doktorlarım bundan böyle hemodiyaliz almam gerektiğini ve bunun için hazırlanmamı söylediler. Çok üzüldüm, lakin o hafta öyle bir şey oldu ancak, gece saat 02.00 sıralarında bu hastaneden arandım ve organ bağışı yapıldığı, ivedi olarak gelmem gerektiği söylendi. Beklediğim o güzel habere ulaşmıştım. Heyecanla hastaneye gittim. Orada bekleyen 9-10 birey vardı. Heyete çıktım ve bana, “Senin de onayın varsa nakil olacaksın” dediler. Ben inanamadım, çünkü yıllardır beklemediğim bir durumdu. Sonradan ne oldu bitti bilmiyorum, uyandığımda artık nakil olmuştum ve fazla mutluydum. Nakil sonrası çok daha özgüvenli oldum. Normalde bu konuşmayı sizlerle yapamazdım. Şu Anda kendimi o kadar dinç hissediyorum ama, bunu rahatlıkla konuşabiliyorum. Çünkü ben bundan böyle hasta olduğumu düşünmüyorum. Bana bağış yapan kişiye minnettarım. İyi oysa böyle bir karar vermiş. Keşke hepimiz bu şekilde olsak empati kurabilsek. Kendimce bu konuda daha artı özen göstermeliyiz” diye konuştu.

Bütün organlarına bağışladı

Organlarını bağışlayarak, kendisi gibi çaresizce bekleyenleri hayata bağlamaya karar verdiğini anlatan genç öğretmen, “Onların çektiği sıkıntıları mükemmel bildiğim için ben de bağış yerine getirmek istiyorum ve bugün bunu yapacağım. Ülkemizde anladığım kadarıyla bağışında yeteneksizlik var. Halbuki hepimiz toprağa karışacağız. Keşke cümbür cemaat alıngan olup cana can katsa. Ben şu an mutluysam ve bir şeyler başarabiliyorsam, bana bağış yapan birey sayesindedir. O kişiye borçlu olduğumu düşünüyorum. Gereken tüm organlarımı ve bağışlamamda sakınca olmayan bütün organlarımı bağışlayacağım. Vücudumu kadavra olarak da bağışlayacağım. İnsanlarımızın bazı korkuları var, ama doktorlarımıza güvenmeliyiz” dedi.

Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Levent Özdemir, “Hastanemizde 8 yıldır kornea nakli, 4 yıldır böbrek nakli yapılıyor. Bunun için profesyonel bir takım gerekiyor. Kornea naklimiz sayımız 270, böbrek nakli sayımız ise 69. Pandemi süreci sayılarımızı biraz etkiledi, lakin sayılar kısa sürede bu duruma geldi. Bağış ve organların ulaştırılmasıyla ilgili ekibimiz büyük bir sorumluluk alıyor. Organ nakli çok kayda değer. Hoca hanım da yeni bir hayata tutundu. Organ nakli için bağışta bulunan vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Organ Nakli Merkezi Yükümlü Müdürü Nefroloji Uzmanı Serdar Kahvecioğlu, “4 yıldan beri hastanemizde böbrek nakli yapmaktayız. Ben Selime’den bahsedeceğim. Son dönemde böbrek yetmezliği geliştiği süre böbrek nakli ve hemodiyalizden diğer seçeneğimiz olmuyor ne eyvah fakat. Hemodiyalize giren hastalarımızın hem kendileri, ayrıca de yakınları büyük sıkıntılar çekebiliyor. Oysa organ nakli yapıldıktan sonradan gördüğünüz gibi, Selime fazla güzel bir misal. Keza kendisi için, keza de ailesi için, keza de toplum için artı bir değer olacak. Bayağı hayatına dönebildi, yakında inşallah öğrencileriyle buluşacak. Topluma fazla katkı maddesi sağlayacak” dedi.

Nakil Merkezi Bevliye Operatörü Prof. Dr. Murat Demirbaş, “Böbrek nakli merkezinde çalışmaktayım. Türkiye’de ulus hastanelerinde kadavra vericiliği böbrek naklinde hem sayı keza de galibiyet olarak en üstteki sıralardayız. Yeni bir merkez olduğumuz için organ nakli bekleme listesindeki hastalarımızın organ bulgu şansı bizde daha pozitif oluyor” dedi.

Organ naklini karikatürlerle anlattılar

Bu arada hastanede Organ Bağış Haftası dolayısıyla karikatür sergisi açıldı. Karikatür sergisine hastaneye gelen vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Sergideki böbrek ve organ karikatürleri vatandaşların dikkatini çekti.Böbrek nakli olan genç öğretmen organlarını bağışladı

Böbrek nakli olan genç öğretmen organlarını bağışladıBöbrek nakli olan genç öğretmen organlarını bağışladı

Haberi Kaydet

Devamını Oku

SMM Panel PDF Kitap indir