Süleyman Soylu’nun Karakoç paylaşımındaki “Yedi Güzel Adam” detayı, sosyal medyayı ikiye böldü

Süleyman Soylu'nun Karakoç paylaşımındaki "Yedi Güzel Adam" detayı, sosyal medyayı ikiye böldü

Şair, yazan ve düşünür Sezai Karakoç, dün İstanbul’da 88 yaşında aramızdan ayrıldı. Karakoç’un vefatı öyle çok kişiyi yasa boğdu. Öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan elde etmek üzere birçok siyasi isim taziye mesajı yayınladı.

“EN SEVGİLİSİNE KAVUŞTU”

İçişleri Bakanı Süleyman Aristokrat da Karakoç’un vefatı nedeniyle bir mesaj paylaştı. Açıklamada, “Hafıza dünyamızın rehberlerinden, Diriliş Nesli’nin öncüsü, Yedi Güzel Adam’dan, Üstad Sezai Karakoç “dünya sürgünü”nü tamamlayarak “en sevgili”sine kavuştu… Rabbim mekanını cennet, makamını âlî eylesin inşallah…” ifadeleri yer aldı.

Süleyman Soylu'nun Sezai Karakoç paylaşımı, sosyal medyayı ikiye böldü

KULLANICILAR İKİYE BÖLÜNDÜ

Ancak Asilzade’nun mesajındaki Yedi Güzel Adam detayı kullanıcıların dikkatini çekti. Bir kısım kullanıcılar; en tanıdık ve sevilen edebi topluluklarından biri olan Yedi Hoş Adam’ın, edebiyat dünyasında Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören ve Ali Kutlay olarak bilindiğini savundu. bu nedenle Karakoç’un bu gruba dahil olmadığını söylediler. Bu paylaşımlarda; “Yedi Hoş Adam’dan değildi. Lütfen değiştirin.”, “Üstad 7 hoş adamdan biri değildi. O yalnız ve çok güzel bir adamdı.” gibi mesajlar yer aldı.

Diğer bir kesim ise Karakoç’un da bu topluluğa dahil edilebileceğini savundu. Asilzade’nun paylaşımının aşağıda konu hakkında fazla sayıda açıklama yapıldı.

Haberler.com – Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Sezai Karakoç’un hayatını kaybetmeden evvel son görüntüleri duygulandırdı

Sezai Karakoç'un hayatını kaybetmeden evvel son görüntüleri duygulandırdı

Şair, yazan ve fikir adamı Sezai Karakoç, 88 yaşında İstanbul’da yaşamını yitirdi. Edebiyat dünyası başta elde etmek üzere ölümü herkesi yasa boğan meşhur şairin hayata gözlerini yummadan anında önceki görüntüleri sevenlerini duygulandırdı.

SON GÖRÜNTÜLERİ DUYGULANDIRDI

‘Mona Roza’ ve ‘Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine’ gibi öyle çok ünlü şiiriyle tanınan Sezai Karakoç, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde ‘Fahri Hemşehrilik Beratı’na değer görülmüştü.

CENAZESİ YARIN DEFNEDİLECEK

Usta edebiyatçının cenazesi, yarın ikindi namazını müteakip Şehzadebaşı Camisi’nde kılınacak cenaze namazının gerisinde caminin haziresine defnedilecek.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN TAZİYE MESAJI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Fikirleriyle nesillere yol bildiren, edebiyatımızın, akıl dünyamızın, ülkemizin büyük mütefekkiri, “Diriliş Şairi” Sezai Karakoç Beyefendi’nin vefatını derin bir teessürle öğrendim. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Milletimize başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Haberler.com – Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın okuduğu “Ey Sevgili” şiiri yetim kaldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın okuduğu "Ey Sevgili" şiiri yetim kaldı

Şair, yazar ve düşünür Sezai Karakoç, 88 yaşında hayatını kaybederek sevenlerini hüzne boğdu. Türk şiir ve edebiyat dünyasının sanatkâr kalemlerinden biri olan Karakoç, yaşamını sürdürdüğü İstanbul’da vefat etti.

“EY SEVGİLİ” YETİM KALDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçmişte Sezai Karakoç’ın şiirlerini okumuştu. Özellikle ünlü şairin “Ey sevgili” olarak bilinen “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” şiiri, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından mitinglerinde daima okunarak gündeme gelmişti.

Karakoç’un o şiirinin bütün hali şu şekilde:

Gelin gülle başlayalım atalara uyarak

Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine

Bir anda yükselen bir bülbül sesi

-Erken erken karlar ortasında

Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-

Bana geri getirir eski günleri

…Paslanmış demir bir kapı açılır

Küf tutmuş kilitler gıcırdarken

Ta karanlıklar içinde aniden

Bir türkü gibi yükselirsin sen

Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken

Söyleyemediğim ateşten kelimeleri

Şuuraltım patlamış bir bomba gibi

Saçar ortalığa zamanın

Ağaran saçın toz toprağını

Bana ne Paris’ten

Newyork’tan Londra’dan

Moskova’dan Pekin’den

Senin yanında

Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı

Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu

Geceme gündüzüme

Gözlerin

Lale Devrinden bir pencere

Ellerin

Baki’den Nefi’den Şeyh Galib’den

Kucağıma dökülen

Altın leylak

III

Ölüler gelmiş çitlembikler sarmaşıklarla

Tırmanmışlar surlarıma burçlarıma

Kimi ırmaklardan yansıma

Kimi kayalardan kırpılma

Kimi öteki dünyadan bir çarpılma

İçi ölümle dolu

Dönen bir huni

Doğarken güneş

Kesilmiş ölü yüzlerden

Bir mozayik minyatürlerden

Dokunur tenimize

Soğuk bir ölüm meleği ürpertisiyle ay

Ve pat diye senin sesin gelir dört yandan

Menekşe kokulu sütunlardan

Komşu dağlardaki nergislerden leylaklardan

Gözlerine ait belgeler sunulur

Ey aşkın kutlu kitabı

Uçarı hayallere yataklık eden

Peri bacalarının yasağı

Gönlümün celladı acı mezmur

Bana bıraktığın yazıt bu mudur

Ölüm geldi bana düğün armağanın gibi

Senden bir gök

Senden yıldızlar ördüler

Ateş böcekleri

O gece dört yanıma

Ey bitmez tükenmez kalbimin samanyolu destanı

Sen bir anne gibi tuttun ufukları

Ve çocuklar gülle anne arasında

Seninle güller arasında

Tuhaf bir ışık bulup eridiler

Çocuklar dağ hücrelerinde erdiler

Aramızdaki sırra

Bir de ay ışığında büyüyen fısıltılar

Gençlik monologları

Seni alıp kaybolmuş zamanın çağıltısından

Bana getiren

Yasamız vardı

Öfkeyle yazardın sen bir yüzüne

Ölür ölür okurdum değişik yüzünde ben

IV

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin

Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği

Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa bedel olmasam da

Uzatma dünya sürgünümü benim

Güneşi bahardan koparıp

Aşkın bu en onulmazından koparıp

Bir tuz bulutu gibi

Savuran yüreğime

Ah uzama dünya sürgünümü benim

Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil

Ayaklarımdan belli

Lambalar eğri

Aynalar akrep meleği

Zaman çarpılmış atın son hayali

Ev miras yok mirasın hayaleti

Ey gönlümün doğurduğu

Büyüttüğü emzirdiği

Kuş tüyünden

Ve kuş sütünden

Geceler ve gündüzlerde

İnsanlığa anıt gibi yükselttiği

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin

Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin

Seni gizlemek için görüntülerinden faydalandım Salome’nin Belkıs’ın

Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin

Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için

Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini

Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini

Ey gönüllerin en yumuşağı en derini

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti saban ebedi iz bıraktı toprakta

Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında

Çatı katlarında bodrum katlarında

Gölgendi gecemi aydınlatan özgün lamba

Hep Kanlıca’da Emirgan’da

Kandilli’nin kurşuni şafaklarında

Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında

Şimdi onun pat diye gelen sonbaharında

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa layık olmasam da

Ey çağdaş Kudüs (Meryem)

Ey sırrını gönlünde içeren Darı (Züleyha)

Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında

Köle gibi satıldım pazarlar pazarında

Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında

Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında

Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında

Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda

Verilmemiş hesapların korkusuyla

Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim

Af dilemeye geldim affa değerinde olmasam da

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır

Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır

Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır

Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır

Hep kabahat bende yok beni yakıp yıkan bir nazar vardır

O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır

Sakın kader deme kaderin üstünde bir felek vardır

Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır

Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır

Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır

Yenilgi yenilgi artan bir başarı vardır

Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır

Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır

Senden ümit kesmem kalbinde acınacak şey adlı bir çınar vardır

Sevgili

En sevgili

Ey sevgili

Haberler.com – Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Şair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç vefat etti

Şair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç vefat etti

İSTANBUL (AA) – Şair, yazar ve zihin adamı Sezai Karakoç, 88 yaşında hayatını kaybetti.

Karakoç, I. Dünya Savaşı’nda Kafkas cephesinde çarpışırken Ruslara esir düşen tüccar Yasin Bey ile Emine Hanım’ın oğlu olarak Diyarbakır Ergani’de 22 Ocak 1933’te dünyaya geldi.

Çocukluğu Ergani, Maden ve Piran’da (Dicle) geçen usta edebiyatçı, 1944’te Ergani’de ilkokulu bitirdi. Benzer yıl parasız yatılı kaydolduğu Maraş Ortaokulunu 1947’de tüketen şair, 1950’de Gaziantep Lisesinden mezun oldu. İlkokulda Battal Gazi kitaplarını, Ahmediye ve Muhammediyeleri okuyarak, dinleyerek artan Karakoç, ortaokulda ise Namık Kemal, Ziya Paşa, Tevfik Fikret ve Ziya Gökalp’in eserlerini okudu.

Karakoç, okumaya olan ilgisi ve sevgisiyle lise yıllarındayken okuduğu eserler arasına Batı klasiklerini de ekledi.

Üniversiteye başladığı yıllarda Doğu ve Batı klasiklerini bitirmişti

Üniversiteye başladığında Doğu ve Batı klasiklerini tüketen artist kalem, sonradan kazandığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinin (SBF) imtihan sonuçlarını beklerken, Necip Fazıl Kısakürek ile tanışmak üzere yanına gitti. Ortaokul ve lise yıllarında Büyük Doğu’nun tutkulu bir okuyucusu olan Karakoç, Kısakürek ile tanıştıktan daha sonra ise bir daha hiç ayrılmadı.

Karakoç, 1950’li yıllarda Büyük Doğu’nun sanat edebiyat sayfalarını yönetti, 1955’te de üniversitenin maliye bölümünden mezun oldu.

Maliye Bakanlığında Define Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümünde 1955’te çalışmaya başlayan edebiyatçı, girdiği sınavı kazanarak 11 Ocak 1956’da maliye müfettiş yardımcısı oldu. Edebiyatçı Karakoç, 1959’da gelirler kontrolörü olarak İstanbul‘a atandı, görevi gereği yurdun birçok yerini görme imkanı buldu.

Şair Sezai Karakoç, 1960-1961’de Ankara ve Ağrı’da askerlik görevini tamamladı.

İlk eserleri 1950’li yıllarda okuyucuyla buluştu

İlk eserleri 1950’li yıllarda Büyük Doğu’da yayımlanan Karakoç, 16 Aralık 1963’ten itibaren değişik aralıklarla Yeni İstanbul gazetesinde, “Karakoç” imzasıyla günlük yazılar kaleme aldı.

Sezai Karakoç, Türk edebiyatının en sevilen şiirlerinden biri haline gelen “Mona Rosa” şiiriyle okuyucunun kalbinde taht kurdu.

Yeni İstiklal, Yeni İstanbul ve Babıali’de Sabahtan gazetesinde yazmaya başlayan Sezai Karakoç, 1 Temmuz- 31 Ağustos 1974 arasında Ulusal gazetede “Sur” başlığı altında yazdı.

Edebiyat çalışmalarına daha fazla zaman ayırabilmek için resmi görevinden istifa eden Karakoç, 1990’da şiir ve yazılarında, dergilerinde, kitaplarında ortaya koyduğu dünyayı gerçekleştirmek için Diriliş Partisini kurdu. Yedi sene bu partinin genel başkanlığı görevini yürüttü. Diriliş Partisi, 19 Mart 1997’de kapatıldı.

Bu tarihten itibaren Diriliş dergisi dışarıda hiçbir yerde yazmayan Karakoç, dünya savaşlarından yenik meydana çıkan İslam dünyasının her tarafta dirilişini niyet edindi. Bu uğurda, yazı hayatı her tarafında diriliş kavramı çevresinde güçlü bir bilinç uyandırmaya çalıştı; ilk kez şiir, siyaset ve akıl edinmek üzere, dünya Müslümanlarının uyanışına eserleriyle emek verdi.

Edebi ve hafıza hayatını diriliş nesli olarak tanımladığı gençliğin yetişmesine adayan Karakoç’un şiirleri Büyük Doğu, Hisar (1951-54), Mülkiye (1952-53), İstanbul (1953-57) Şiir Sanatı (1955), Saldırı (1955), Pazar Postası (1957-58), Türk Yurdu (1959), Serbest Söz (1961), Görünmeyen (1965), Hilal (1965) ve Diriliş (1960-92) dergilerinde yayımlandı.

Usta kalemin “Mona Roza” şiiri 1950’li yılların başlarında büyük alaka görürken, ikinci şiiri “Rüzgar” Hisar (Şubat 1951) dergisinde çıktı.Şair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç vefat etti

Şair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç vefat ettiŞair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç vefat ettiŞair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç vefat ettiŞair, yazar ve fikir adamı Sezai Karakoç vefat etti

A Ulusal Futbol Takımı kadrosu 2022 Dünya Kupası için sizce tatmin edici mi? ???? #BizimÇocuklar #2022DünyaKupası

— Haberler (@Haberler) November 16, 2021

AA / Hilal Uştuk – Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet

Devamını Oku