“Barışın, adaletin, iyiliğin ve güzelliğin yeryüzüne egemen olması için çalışmalıyız”

‘Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Cumhuriyetleri Sempozyumu’nda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Barışın, adaletin, iyiliğin ve güzelliğin yeryüzüne egemen olması için çalışmalıyız. ” dedi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Öğretmen Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından Cumhurbaşkanlığı Insanlar Kütüphanesi’nde düzenlenen “Bağımsızlıklarının 30. Yılında Türk Cumhuriyetleri Sempozyumu”na katıldı.

Sempozyumun açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “Türk Dünyasında Değişime Istikamet Veren Miras: Dil, Tarih, Edebiyat ve Mefküre” asıl başlığı ile düzenlenen sempozyumun hayırlı neticelere vesile olmasını temenni etti.

Aynı inancın, dilin, ortak tarihin, coğrafyanın ve kültürün mensupları olduklarına uyarı çeken Başkan Erbaş, “Asırlarca ilim, irfan ve hikmetle insanlığın inkişafına zemin hazırlayan bir medeniyetin mirasçılarıyız Elhamdülillah. Bizler, Maveraünnehir havzasında tutuşturduğu yargı, acınacak şey ve muhabbet meşalesini yedi kıtaya ulaştıran bir milletin ahfadıyız. ” dedi.

“Kültüründen uzaklaşanlar kimliğine de yabancılaşıyor”

Başkan Erbaş, bir toplumu halk yapan, ayakta tutan ve geleceğe içeren unsurların, o toplumun ortak değerleri olduğunu açıklama ederek, “Bunların başında inanç, dil, kültür ve tarih gibi değerler gelir. Tarihi gerçekler bize açıkça gösteriyor ki, inancını kaybedenler varlığını da kaybediyor. Dilini kaybedenler mefküresini de kaybediyor. Kültüründen uzaklaşanlar kimliğine de yabancılaşıyor; tarihini unutanlar, coğrafyasından da uzaklaşıyor. ” diye konuştu.

“Hürriyetine gölge düşen bir milletin hangi acılara göğüs gerdiğinin ve hangi ıstıraplara katlandığının en çarpıcı örneklerine yakın tarihimiz şahittir” diyen Başkan Erbaş, “Baskıcı rejimler tarafından bağımsızlığı elinden alınarak asimilasyon politikalarına maruz bırakılan evlad-ı fatihan diyarı balkanlar, ata yurdumuz Asya ve uygarlık coğrafyamızın daha çoğu bölgesi buna şahittir. Dini, ulusal ve kültürel kimlikleri baskılanarak karşılıklı değerleri hiçe farzedilen soydaşlarımız ve dindaşlarımız buna şahittir. ” ifadelerini kullandı.

“Baskıcı rejimler aramızdaki bağı koparmaya çalıştı”

Başkan Erbaş, sözlerine şöyle devam etti:

“İşgalci ve baskıcı rejimler, uzun yıllar baştan başa soydaş ve dindaşlarımızın hürriyetlerini ellerinden alarak inançlarıyla, dilleriyle, kültürleriyle aralarındaki bağı koparmaya çalışmışlardır. Yıllarca ilmin, irfanın, barışın ve huzurun yurdu olan o coğrafyalar, bir dönem kaos, hengâme ve huzursuzluğun diyarı haline getirilmiştir. Birlik-birliktelik ve özgürlüklerine kastedilen toplumların yeniden bir araya gelmemeleri için de her türlü etkileşim yolları ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Ancak, bu maküs kısmet, esarete katiyen boyun eğmeyen, hürriyetini her şeyden manâlı gören soydaşlarımızın imanı, iradesi ve gücüyle sona ermiştir. Bakınız dün, asil bir mücadelenin neticesinde elde edilen Karabağ Zaferi’nin yıl-i devriyesini kavrama ettik. giderken arkadaş ve kardeş Azerbaycan’ı bu kutlu zaferinden nedeniyle bir kez daha tebrik ediyorum. “

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Azerbaycan ziyaretine dair izlenimlerini paylaşan Başkan Erbaş, “Karabağ’a ziyaretimiz oldu. İlk olarak Şuşa’ya geçtik ve orada yaklaşık 30 yıldır ezan okunamayan camimizde, belki de tarihte ilk kere o camide çift ezan okumak bizlere nasip oldu. Caminin karşısındaki o düzlükte ise yani yakın zamanda Paşinyan’ın oyun oynadığı yerde bizler şehitlerimiz için Kur’an okuduk, dualar ettik. ” ifadelerini kullandı.

“Müşterek değerlerimizi nesillerimize aktarılması için çaba göstermeliyiz”

Başkan Erbaş, tarih sahnesinde enerjik kılacak en esas etkenin ilk olarak inanç almak üzere iki taraflı değerler ve idealler olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Bu bakımdan kendi aramızda dil, tarih, edebiyat ve mefküre birliğini tedarik edecek, güçlendirecek ve geleceğe taşıyacak daha büyük adımlar atılması elzemdir. Bu noktada ilk önce ilişkilerimizin güçlü bir kurumsal temele ve ileri düzeyde işbirliğine kavuşturulması gerekmektedir. Bu adım, küresel etkiler, tehditler ve kültürel savrulmalar karşısında sağlam bir duruş sergilemek açısından çok büyük bir siklet arz etmektedir. Bunun için öncelikle, müşterek değerlerimizin korunması, yaşatılması ve nesillerimize en güzel şekilde aktarılması için maksimum çaba göstermeliyiz. Feraset ve basiretle hareket ederek barışın, adaletin, iyiliğin ve güzelliğin yeryüzüne hakim olması için var gücümüzle çalışmalıyız. “

“Din üzerinden terör ve başıboşluk oluşturulmasının önüne geçmeliyiz”

İnançların istismar edilmesini engellemek ve özellikle din üzerinden terör ve başsızlık oluşturulmasının önüne geçmek için önemli incelemeler yapılması gerektiğini dile getiren Başkan Erbaş, “Bu bağlamda Diyanet İşleri Başkanlığımız, kurulduğu günden beri ülkemizde ve 1971 yılından itibaren de ayrı ülkelerde yaşamış soydaş ve dindaşlarımıza yönelik hizmetlerini kesintisiz sürdürmektedir. Öncelikle ülkemiz elde etmek üzere bütün uygarlık coğrafyamızda ilim, zihin ve hizmet müesseseleri üreterek insanlığın dini, ahlaki, fiziksel ve manevi ihtiyaçlarına yanıt atamak için büyük bir fedâkarca çalışmaktadır. ” ifadelerini kullandı.

Başkan Erbaş, Türk Cumhuriyetlerinden gelen öğrencilere ve mahalli din görevlilerine yönelik ayrıntılı eğitim programlarıyla da destek verdiklerine de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dini Yüksek İhtisas Merkezleri ve Hizmet İçi Eğitim Merkezleri’mizde hizmet içi eğitimler verilmektedir. Diğer yana kardeş toplumlar aralarında data, duygu, us ve gündem birliğini temin etmek adına farklı alanlara yönlendirilmiş yayınlama faaliyetleri yapılmaktadır. Bu çerçevede Başkanlığımızca hazırlanan eserler ilgili ülkelerin dillerine çevirerek mahallinde basımını gerçekleştirip dağıtılmaktadır. bununla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı işbirliği ile bölgede camiler, okullar, medreseler yapı edilmekte ve yürütülen hizmetler için ayni ve nakdi yardımda bulunulmaktadır. “

Programa Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın yanı sıra Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ve Yükseköğrerim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da katıldı.

Haberi Kaydet

Yorum yapın

SMM Panel