Basın Özgürlüğü Raporu: Cezasızlık gazetecilere saldırıları arttırıyor

CHP ’nin her ay ahenkli olarak kamuoyu ile paylaştığı Basın Özgürlüğü Raporu ’na gazetecilere yönelik fiziki saldırılar damga vurdu. Raporu açıklayan CHP ’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, saldırıların her geçen gün arttığına dikkat çekti.

GAZETECİYE TEHDİT, SİLAHLI SALDIRI

Çakırözer ’in yayınladığı Şubat ayı Basın Özgürlüğü Raporu ’nda dikkat çeken ifade ve basın özgürlüğü ihlallerini şöyle sıraladı:

* Gazetecilere yönelik saldırı ve tehditlerin arttığı Şubat ayında Ses Kocaeli gazetesi ayrıcalık sahibi Güngör Arslan meslek uygun silahlı hamle sonucu hayatını kaybetti.

* 8 gazeteci tehdit, hamle ve bedensel müdahale etme ile karşılaştı.

* Gazeteci Mustafa Güzel, Birgün muhabiri İsmail Arı tehdit edildi.

* Korkusuz Yazarı Memduh Bayraktaroğlu ’nun evi kimliği süresiz kişilerce basıldı.

* İlave TV ’de cadde röportajları yapan Arif Kocabıyık ve kameramanı sokakta çekim yaptıkları sırada saldırıya uğradı.

* Mersin ’de yayın yapan jurnal Mersin Haberci gazetesi tehdit edildi.

* Gazeteci Zeynep Kuray, Fazla Tv muhabiri Hayri Demir ve kameraman Kadir Devir ’in de aralarında bulunduğu gazeteciler haber takibi esnasında engellendi.

EN KISA AYDA 80 ’DEN ARTI GAZETECİ YARGILANDI!

Milletvekili Çakırözer konuşmasında, yılın en kısa ayı olmasına karşın Şubat ayında gazeteciler Hazal Ocak, Serkan Ozan, Olcay Büyüktaş Akça, Ozan Yurtoğlu, Deniz Yücel, Çiğdem Toker ’in de aralarında bulunduğu 80 ’den arti gazetecinin yargılandığını söyledi. Baskın karşısına meydana çıkan 4 gazeteciye 16 yıl 4 ay 22 gün hapis cezası verildiğini, Ocak ayında Cumhurbaşkanı ’na hakaret suçlamasıyla tutuklanan ve 42 gündür cezaevinde yer alan ve terhis talebi reddedilen gazeteci Sedef Kabaş hakkında da ek suçlamalar yapılarak 12 sene 10 ay hapis cezası istendiğini ifade eden Çakırözer, “Terör, kuvvet içermeyen ifadeleri sebebiyle insanların özgürlüğünden mahrum bırakılması kabul edilemez. 11 Mart ’ta birincil duruşması olacak bir lahza önce tutukluluk halinin sona ermesi ve özgürlüğüne kavuşmasını bekliyoruz. Libya ’da şehit olan MİT mensubunun cenazesi hakkındaki haber ve paylaşımları nedeniyle yargılandıkları davada gazeteciler Uzlaşma Güreşçi, Murat Ağırel ve Hülya Kılınç hakkında verilen cezaların kesinleşmesi üzerine gazeteciler Şubat ayında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce 6 ay hukuksuz tutuklu kalan gazetecilerden Barışma Güreşçi, Murat Ağırel aynı gün, Hülya Kılınç ise 16 Şubat ’ta terhis edildi. Gazetecilerin 6 aylık tutuklulukları büyük adaletsizlikten, baştan cezaevine girmek zorunda kalmaları bu adaletsizliği daha da pekiştiren yeni bir hukuksuzluk oldu” diye konuştu.

GAZETECİLERE SORUŞTURMA, TV PROGRAMLARINA KABAHAT DUYURUSU

Ahali TV sunucusu Ayşenur Arslan, İleri Haber Genel Yayın Yönetmeni İzel Sezer ’in aralarında bulunduğu çoğu gazeteci hakkında kabahat duyurusunda bulunulduğunu bildiren Çakırözer, gazeteciler hakkında soruşturmaların başlatıldığını ve 6 gazetecinin gözaltına alındığını söyledi. RTÜK ’ün televizyon kanallarına yönelik cezalarının Şubat ayında da devam ettiğini, RTÜK Ahali TV ’ye 5 defa program durdurma, TELE 1, KRT, Flash TV ve TGRT Haber ’e para cezası verildiğini ifade eden Çakırözer konuşmasında şunları söyledi:

* RTÜK Irk TV ’deki Medya Mahallesi programında Ayşenur Arslan ’ın Türk Mukavemet Teşkilatı hakkındaki ifadeleri sebebiyle, Arslan bu konuda özür dilemesine karşın en ağır canice verilerek, kanala 5 kez program erteleme ve yüzde 5 idari para cezası müeyyidesi verdi. Benzer kanaldaki ‘İki Yorum ’ programında Diken yazarı Levent Gültekin ’in ifadeleri sebebiyle kanala ceza verildi.

* TELE1 ’de yayınlanan ‘18 Dakika ’ adlı programdaki ifadeler sebebiyle; KRT ’de yayınlanan ‘Herzamanki İşler ’ adlı programda sözler sebebiyle iki kanala para cezaları verildi.

* Ulusal televizyonlara, gazetelere yapılan baskının peşinde haber alma hakkının engellenmesine yönelik yeni bir zorlama gündeme geldi. 2019 yılında Meclis ’cilt geçen ve RTÜK ’e internet yayınlarını denetim yetkisi veren yasal düzenleme Şubat ayında ilk kez kullanıldı. RTÜK Amerika ’nın Sesi, DW Türkçe ve Euronews ’a lisans alma şartı getirdi.  RTÜK ’ün bu tutumu ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlayan yeni bir sansür uygulaması olarak karşımıza çıktı.

* Televizyon kanalları RTÜK cezaları ile susturulurken, gazetelere gönderilen ayar ve yalanlama kararları ise gazeteler üstünde susturma aracına dönüştü. Halkın gerçekleri öğrenmesi için haber yapan gazeteler tekzip kararları yargının iktidara nasıl bağımlı ışık halkası geldiğinin açık itirafı oldu.

MALİYETLER GAZETELERİ VURDU: SAYFA SAYILARI AZALIYOR

Ekonomide yaşanan kriz, kağıt, baskı giderlerindeki çoğaltma gazetelerin sayfa sayısının azaltmasına neden olduğunu vurgulayan Çakırözer, 767 gündür Basın İlan Kurumu ’ndan bildiri alamayan Yeni Asya gazetesinin, hesaplı kriz sebebiyle artan maliyetlerin karşılanabilmesi için gazetenin sayfa sayısını 8 ’e düşürdüğünü, Mart ayının ilk gününde ise ŞOK gazetesi ’nin 21 yıllık basılı yayınlama hayatına, yüksek maliyetler sebebiyle son verdiğini söyledi.

“GAZETECİLERİN FİŞLENMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş ortamının da gazetecileri etkilediğini, Rus haber ajansı Sputnik ’te çalışan veya çalışmış olan gazetecilerin twitter üzerinden fişlendiğini gösteren Çakırözer, “Gazeteciler Rusya yanlısı olarak gaye gösterildi. Bu yaklaşımı içten bulmuyorum. Gazeteciler hangi kurumda çalışırsa çalışsın gazetecilik yapmaya çalışır. Natürel ki Rusya ’nın işgaline karşıyız lakin gazetecileri Sputnik ’te çalıştı diye etiketlemek Putin ile uğraş değildir. Bütün aksine zaten Türkiye ’de basın özgürlüğü sıkıntıyken, gazetecileri hedefe koymaktır. Bu konuda da herkesi sağduyu olmaya çağırıyorum” açıklamasını yaptı.

“SALDIRGANLAR ADALETE TESLİM EDİLMELİ, EN AĞIR CEZALARI ALMALI”

Gazetecilere yapılan saldırıları da değerlendiren Çakırözer, şöyle konuştu:

“Gazetecilere yönelik baskı, engelleme, tehdit artmış durumda. Her ay açıkladığımız raporlarda gazetecilere yönelik büyüyen korkutma ve saldırılara uyarı çekerken maalesef bu ay bir gazeteci silahlı saldırıya uğradı ve yaşamını kaybetti. Azmettirenler hala bulunabilmiş değil. Şüphelilerin ifadeleri avukatlara verilmiyor. Geçmişte; beyzbol sopası ile darp edilen Korkusuz yazarı Ahmet Takan, Ankara ’da evinin önünde sopalı saldırıya uğrayan Yeniçağ yazarı Yavuz Selim Demirağ, Yeniçağ Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu, Levent Gültekin, Afşin Hatipoğlu saldırıları ardından açılan davalarda sonuçları üzülerek takip ettik. Mahkemelerin saldırganların sudan gerekçelerini kabul ederek örgütlü saldırıları sadece normal kabahat çerçevesinde değerlendiriyor olması bugün gelinen noktanın en büyük nedenlerinden biri. Gazetecilere saldıranlar maalesef elini kolunu sallayarak arımızda dolaşabiliyor. Ve maalesef silahlı saldırılar gerçekleşiyor. Bundan Böyle bunun önüne geçilmesi için zorunlu adımlar bir lahza önce atılmalı. Saldırganlar adalete teslim edilmeli, en ağır cezaları almalı ve bunu azmettirenler de adalet önüne çıkmalıdır. Gazetecilere karşın saldırıların engellenmesi konusundaki sorumluluğun iktidarda olduğunu da bir defa daha hatırlatıyorum.”

Yorum yapın