‘Bilgiler doğru mu değil mi onu tespit etmek bize düşüyor’

Erzurum ’da, düzenlenen ‘Binbir Hatim Duası ’na katılan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi ’nde ‘İslam ’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince ’ konulu bir konferans verdi.

Vali Okay Memiş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, akademisyenler, öğrenciler ve din görevlilerinin katıldığı konferansın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, “Bilgiden Bilince” konulu söyleşi vesilesi Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ’ı Atatürk Üniversitesinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülke yükseköğretimine 65 yıldır hizmet eden, kayda değer bir geleneğe ve büyük bir tecrübeye sahip olan, kurulduğu günden bugüne kendini akademik ve bilimsel mükemmelliğe varmak çabaları ile tanımlayan Atatürk Üniversitesinin bölgenin göz bebeği olduğunu ifade ederek, “Ülkemizin geleceği olan üniversitemizde, özverili idare kadromuz ve donanımlı akademisyenlerimizle birlikte yürüttüğümüz ve vizyonumuzun gereği olan “Yeni Tür Üniversite Tasarım ve Değişim” çalışmaları sonuçlanmış ve üniversitemiz artık bir Araştırma Üniversitesi olma statüsü kazanmıştır. İfade etmeliyim oysa bu süreçte iman ve irfanın eşlik ettiği “data” daima olduğu gibi çalışmalarımızın merkezinde yer almıştır” biçiminde konuştu.

“GENÇLERİMİZİ İLMİN AYDINLIĞINDA BULUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Dinin işlevsel olmasının öneminin gün geçtikçe arttığını gösteren Rektör Çomaklı, “Bu bağlamda bilhassa çocuklarımız ve genç neslin inşasında İslâm dininin ön gördüğü dünya görüşünün bir bütünlük içinde ortaya konması, bilgi yöntemleri ile işlenmesi büyük tartma arz etmektedir. Bu da oysa sağlıklı bir şuur, öz bilincin tesisi ve milli-manevi değerlere sahip çıkmakla mümkündür. Bu değerleri muhafaza etmek ve gençliğimizin inşâ ve ihyâsını karşılamak noktasında her daim yardım aldığımız, gayretleriyle bizlere güç veren ilimiz müftülüğüyle etkin iş birliğimizin sonuçlarını olumlu bir şekilde alıyoruz. Yarınlarımızı, yani geleceğimizi inşa ederken, gençlerimizi Kur ’an ’ın ve onu bildiri eden Sevgili Peygamberimizin ahlakıyla, ilmin aydınlığında data ve etkinliklerle buluşturmaya devam edeceğimizi buradan açıklama ediyor, programın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

BAŞKAN SEKMEN: GENÇLERİMİZE OLAN İNANCIMIZ HİÇBİR SÜRE DEĞIL OLMADI

Allah ’ın insana verdiği ömrün bir imtihan süreci olduğu belirterek konuşmasına başlayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise gelip geçici ömrün en güzel çağlarının gençlik dönemi olduğunu söyledi. Başkan Sekmen: “Gençliğin heyecanı, güzelliği, enerjisi ne kadar fazlaysa sorumluluğum da o kadar fazladır. Bizim gençlerimiz Allah ’ın yolunda ona hoş kul olabilmek için uğraş etmelidir. Bu mücadele, insanlık içindir. Şüphesiz islam, uzlaştırma dinidir yargı dinidir. Allah ’ın indirdiği kitabı okuyan bir genç, onu anlayan bir genç, kuranı hayatına uygulayan bir genç her zaman insanlığa fayda sağlamak için çalışır. Bilimde üretir, ilimde üretir. Aslolan bu hoş çağların ne kadar hoş geçirildiğidir. Sözlerime son verirken kıymetli Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Hocamıza, evliyalar şehri Erzurum ’da görmekten dolayı mutluluğumuzu ifade etmek istiyorum. Böylesi anlamlı il buluşmalarının da uğurlu olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

VALİ MEMİŞ: “SORUMLULUKLARIMIZI YERİNE GETİRMEK İÇİN FAZLA ÇALIŞMALIYIZ”

İslam medeniyetinin bir bilgi ve ilim medeniyeti olduğuna uyarı çeken Erzurum Valisi Okay Memiş, “Okumayı, anlamayı, aklı kullanmayı, bilgiye sahip olmayı emreden ve öğüt eden birçok ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin varlığını hepimiz biliyoruz. Bilgiye sahip olanlar dünyayı yönetir. Bilgi en büyük güçtür. İyilik için kullanılırsa insanlığa hizmete, hukuk ve ahlak tanımayan insanların elinde ise insanlık için felakete dönüşür. Böylesine kritik bir dönemden geçtiğimiz günlerde gençlerimize her zamankinden daha büyük görevler düşmektedir. Ülkemizi ve milletimizi geleceğe güvenle taşıyacak olan bilgiyi üretecek gençlerimizdir. Devletimiz bu noktada üzerine düşeni yapmaktadır ve yapmaya da devam edecektir. Hiçbir öğrencisini mağdur etmeyen, barınma problemi yaşatmayan, öğrenme noktasında tüm imkânlarını seferber eden devletimize ve fedakârlık göstererek bizleri bu zamana değin getiren aziz büyüklerimize sorumluluklarımızı yerine getirmeli ve fazla çalışmalıyız. Sizlere olan inancımız tamdır” şeklinde konuştu.

ERBAŞ: “BİLGİ, İYİLİK İÇİN KULLANILIRSA İNSANLIĞA HİZMETE DÖNÜŞÜR”

İslam medeniyetinin bir ilim medeniyeti olduğunu dile getiren Diyanet İşleri Başkanı Başkan Ali Erbaş ise, Kur ’lahza-ı Kerim ’de akletme, tefekkür, tedebbür ve tezekkürü vurgulayan o kadar fazla ayeti kerimenin olduğunu anlatarak, “Tabiatı araştırmaya, evreni tefekküre yönelten ve yaratılışa uyarı çeken böylece çok ayeti kerime vardır. Hayatın gayesi, ahiret ve varoluşun hikmeti ile alakalı öyle çok ayeti kerime vardır. İnsanoğlu, kendisi ve kâinat ile ilişkisini vahyin kılavuzluğunda kurduğunda; bireysel, toplumsal ve küresel boyuttaki manâ krizini ve varoluşsal bunalımlarını sekinete dönüştürecektir. Nitekim peygamberlerin mirası üstüne yükselen, vahiy ve hikmete dayalı köklü bir ilim geleneği yaratıcı İslam medeniyeti, bunun en maddesel göstergesidir” açıklamasında bulundu.

ÖRNEKLERLE ORTA ÇAĞIN İSLAM BİLGİNLERİNİ ANLATTI

Erbaş, Müslümanların, fazla bilimlerle ne değin meşgul olmuşlarsa dini ilimlerle de pek meşgul olduklarını anlatarak, “İbn-i Sina tıpta ne değin tepe ise felsefede de pek yükseklik olmuş. İbn-i Sina ’nın ‘El-Kanun Fi ’t Tıp ’ isimli kitabını asırlar baştan başa tüm dünya üniversiteleri ders kitabı olarak okutmuşlar, felsefede yazdığı kitaplardan bugün biz istifade ediyoruz. Dini ilimlerde İbni Sina fıkıh tefsir, hadis, 11 yaşında hafız olmuş ve oradan başlamış. Yalnızca orada kalmamış musiki ile ilgili kitap yazmış. Farabi ’de böylece. Farabi ’nin bir kitabı var bende, ‘ud metodu ’ diye. Biz onu felsefeci biliriz ulüm-u islamiye, dini ilimlerde kendisini çok iyi yetiştirmiş bir alim biliriz, sosyolojide, felsefede. Ama aynı zamanda bin sene önce ‘ud metodu ’ diye bir kitap yazmıştır. Biruni ’ye bakıyoruz, 11 ’inci asırda hani ortaçağ karanlığı diyorlar ya. Batı orta devir karanlığı içerisinde az kalsın debelenirken Biruni, kimya ile ilgili o kadar tecrübi çalışmalar yapmış, deneyler yapmış bugün en gelişmiş laboratuarlarda, en gelişmiş teknolojik aletler ile yapılan deneylerle Biruni ’nin yaptığı deneyler fazla yakın birbirine. Onun için 11 asra ‘Biruni Asrı ’ denilmiştir. Matematikte, fizikte, kimyada, cebirde, geometride tüm bu bilimlerin aslı Müslümanlar tarafından bulunmuştur” diye konuştu.

“BİLİM VE BİLGİYE RAĞMAN TARİHİN EN BÜYÜK KRİZLERİNİN YAŞANDIĞINI GÖRMEKTEYİZ”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, gençlere kendilerini bambaşka alanlarda yetiştirmeleri önerisinde bulunarak şunları söyledi:

“Dünyada her alanda köklü değişikliklerin yaşandığı hepimizin malumudur. 18 ’inci yüzyıldan itibaren batı merkezli bir yaklaşım da özellikle veri alanında şuna şive yerine getirmek isterim. Veri alanında yaratıcıyı ve aşkın boyutunu öteleyen parçacı bir yönelim öne çıkmış ve bu yaklaşım dünyanın her yerini eksik veya fazla etkilemiştir. Bugün küresel olarak yaşanan birçok sorun ve krizin temelinde işte batı merkezli çoğalan bu bilim anlayışının insana, evrene ve hayata bakışındaki bencillik ve insanın Allah ’la ilişkisi bağlamında oluşturduğu marazi ve paradoksal yaklaşımlardır. Yaşadığımız son 2 asra yakından baktığımızda bilim data ve felsefenin epeyce öne çıkmasına karşın kişisel ve toplumsal anlamda tarihin en büyük krizlerinin yaşandığını görmekteyiz. Bilimsel, teknik ve sosyal alanda yaşanan gelişmelerin insanlığı niçin daha güzel bir hayata taşımadığı sorusu oldukça önemli ve üzerinde düşünmeye değer bir mevzudur.”

“BİLGİYE ULAŞMAK BASIT FAKAT BİZ DÜRÜST BİLGİNİN PEŞİNDEN KOŞACAĞIZ”

ŞIMDI yaşanmakta olan çağda bilgiye ulaşmanın çok basit olduğunu da söyleyen Erbaş, “Şimdi çok manâlı bir cümle kuracağım buraya dikkat, bilgiye gelmek basit lakin doğru bilgiye ulaşmak alabildiğine zorlaşmaktadır. Ortalıkta bilgi dolaşıyor, bilgiler dolaşıyor fakat bu bilgiler içten mu değil mi onu saptamak bize düşüyor. Doğru bilginin peşinden koşacağız. Enformasyon çağında bilginin ve hakikatin alabildiğine manipülasyona maruz kaldığına tanık oluyoruz. Biz sahih bilginin, doğru bilginin peşinden koşacağız” dedi.

“HER TOPLUM KENDİ KİMLİĞİNİ YANSITAN BİR YOL İZLEMELİDİR”

Her milletin oysa kendi uygarlık değerleri ile yükselebileceğini gösteren Prof. Dr. Erbaş, “Şüphesiz insanlığın evrensel değerlerini sahiplenme ve insanlığın iki taraflı birikiminden istifade etme önemlidir. Başkalarının ulaştığı sonuç ve bu sonuca götüren metottan istifade etme ve öğrenme ameliyesi de önemlidir. Oysa salt taklitçi bir hoşgörüyle ilerlemek katiyen muhtemel değildir. Her kişi veya toplum kendisine benzersiz ve kendi kimliğini yansıtan bir yol izlemelidir. Bu göz ardı edildiğinde insanı bekleyen en büyük tuzak kendisine yabancılaşmasıdır. Kendi köklerinden ve eşsiz değerlerinden uzakta kalan insan, çevresinin onu tanımlamasının esiri olacak ve o çevrenin bir nesnesi haline gelecektir. Çünkü eğitim sürecinin en temel unsurlarından olan “bilgi” kimsesiz bir amaç ifade etmemektedir. Asıl kayda değer olan bilginin insan zihni ve kalbiyle buluşunca nasıl bir davranışa yol açtığıdır” dedi.

“TÜM GAYEMİZ, TOPLUMA VE İNSANLIĞA HİZMET ETMEK OLMALIDIR”

İnsanın değerinin peşinden gittiği şeylerle ölçüldüğünü kaydeden Erbaş, “İnsan ideali kadardır. İdealiniz sadece kendinizle ilgili olmasın. Milletinize ve insanlığa hizmet etmeyi de idealinize dâhil ediniz. Hangi meslekte olursanız olun gayeniz, topluma ve insanlığa hizmet etmek olmalıdır. Zira karşılığını yalnızca Allah ’tan bekleyerek İslam ’a, milletimize ve insanlığa hizmet etme uğrunda yaptığınız bütün araştırmalar ibadettir. Gencin süsü güzel ahlakıdır. En ufak davranışlarınızda bile terbiye, edep ve şıklık olsun. Peygamber efendimiz Müslümanı “elinden ve dilinden öteki insanların muhakkak olduğu kimse” olarak tanımlamaktadır. Irkını, sülalesini, rengini, coğrafyasını seçmek kimsenin elinde değildir. Lakin inancını ve ahlakını herkes kendisi seçim eder. Onun için Allah katında yegâne değer ölçütü “takva”dır. Tüm imkânlarınızla bildiğiniz ve yaşadığınız güzelliklerin hayata taşınması için gayret edin. İyiliklerin çoğalması ve kötülüklerin azalması için elinizden geleni ve üzerinize düşeni en iyi şekilde yapın. Yardımsever çalışmalara katılın ve iyi işlere takviye olun” diye konuştu.

Konferansın sonunda Rektör Çomaklı, Erbaş ’a filografi sanatıyla yapılmış Türk Bayrağı tablosu armağan ederken Erbaş da, Çomaklı ’ya Hadislerle İslam kitabını verdi.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir