‘Bu kafayla giderlerse üç haneli enflasyon rakamları uzak değil’

DERMAN Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık değer biçme toplantısında gündemi değerlendirdi. Babacan ’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

“ENES ’İN KONUŞMASI MEVCUT DURUMUN İFŞASIYDI”

“Genç bir tıp öğrencisi arkadaşımız Enes Kara canına kıydı. Enes ’ten bize, ülkenin gençlerinin sesi özelliğinde son bir mektup ve video kaldı. Enes ’in son konuşması mevcut durumun ifşasıydı. Kötü idare nedeniyle hayalleri elinden alınan, yarınları ipotek altına alınan gençlerin sistematik bir şekilde dışlandığı bir düzenin ifşasıydı. Kantinde çay içemeyen, kitap almaya harçlığı yetmeyen, arkadaşlarıyla kafede oturamayan gençlerin hapsedildiği hayatın ifşasıydı.”

“Ülkeyi yönetenler gençlerin sorunlarına kulak kabartmak yerine onlara hakaret ediyorlar. Gençler de çareyi kaçacak ülke aramakta buluyor. Ülkeden kaçamayan, içinde olduğu cendereyle baş etmeye çalışıyor. Bugünkü hükûmet, kendi evlatlarına ağır bir buhran sunuyor. Size sormak istiyorum: İktidarda bu otokrat ittifak kaldığı sürece diğer bir Türkiye mümkün olacak mı?”

“BEĞENMEDİKLERİ HER ŞEY KAPATILSIN İSTİYORLAR”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ’nin Tüzük Mahkemesi ’nin ve Türk Tabipleri Birliği ’nin kapatılmasını istediği görüntüleri izleten Babacan şunları söyledi:

“Beğenmedikleri her şey kapatılsın istiyorlar. Sürekli ayrıştırma, düşman üretme… Başka bir şey bildikleri değil. Ülkedeki hukuk kırıntısının sahibi olarak bir Anayasa Mahkemesi kalmış, ‘Onu da kapatalım ’ diyor. Sıhhat çalışanlarının ve vatandaşlarımızın haklarını dile getirenlere de ‘Susturalım ’ diyor. Almışlar ellerine bir çekiç, gördükleri her şeyi çivi sanıp saldırıyorlar.”

“ÖZEL YURTLARIN TAMAMI DENETLENMELİDİR”

“İktidar, gençlerin barınma sorununu çözmelidir. Ucuz ve nitelikli yurtlara erişim sağlanmalıdır. Ayrıca özel yurtların tamamı denetlenmelidir. Devletin görevi, gençlere nitelikli ve idareli yurt imkânı sunmaktır. İki lafın başında üniversite sayısını artırmakla övünen hükûmet, üniversiteler için yeterli yurt imkanını niçin hazırlamadığını da açıklamak zorundadır.”

“Fakat meseleye bunun ötesinde bir teşebbüs, başka türlü bir otoriter yönetime davetiye çıkarmaktır. Biri çıkıp ‘Tüzük Mahkemesini, Tabipler Birliği ’ni kapatalım ’ diyor; öteki çıkıp ‘Vakıfların, derneklerin yurtları kapatılsın ’ diyor. Ya siz kapatmaktan, yasaklamaktan diğer bir şey bilmiyor musunuz? Içten içten politikalarla kuralların işlemesini, kurumların iyi çalışmasını sağlayamaz mısınız? İşte biz, bu iki uç arasındaki sıkışmışlıktan ülkeyi kurtaracağız.”

“BİRBİRİNİN İZDÜŞÜMÜ OLAN İKİ OTORİTERLİĞİ DE REDDEDİYORUZ”

“Apaçık belirgin bir zihniyet ve yaklaşma sorunu var. Dünyada hiçbir fikir yasaklarla değil edilememiştir. Çünkü Enes ’in sözlerinden anlıyoruz ki; Enes ailesinden, okulundan, kaldığı yurttan davacı. Enes ülkesinden davacı. Bu ülke ona umut veremedi. Eğer ailesinde, ülkesinde, yurdunda onu dinleyecek birilerini bulsaydı, şayet de bu kararı almayabilirdi. Bu yüzden dinlemenin öneminden sık sık bahsediyoruz. Gençleri, arkaik kavgalarla umutsuzluğa mahkûm edemeyiz. Bu kavgalar sorunu çözmüyor. O yüzden biz birbirinin izdüşümü bu iki otoriterliği de reddediyoruz.”

“Çoğu zaman siyasette gençlere değerinde görülen de sağa sola bayrak asmak, kongre salonlarında, mitinglerde slogan atmak oldu. Biz ‘O Kadar kol-ayak diye fark olmaz, gençlik kolları olmayacak, gençler tüm kademelerde olacaklar ’ dedik. Gençlerle bir arada olacağız dedik. ‘Beraberce siyaset üreteceğiz, karar alacağız ’ dedik. Gençler, partimizin karar mekanizmalarının tam merkezinde yerlerini aldılar. Seçimden seçime hatırlanan, ‘Z kuşağı ’ masalları ile kandırılmaya çalışılan, ciddiyetsiz şakalarla, genel geçer vaatlerle gençlerin gündeme gelmesini kabul etmiyoruz. Bizim için gençlerin sorunları bugünün sorunlarıdır. Hiçbir sorunları ertelenemez.”

“BAŞIMIZA İCAT ÇIKARIN” 

“‘Su küçüğün söz büyüğün ’ demeyeceğiz. Gençlere ‘Hem su ayrıca söz sizin ’ diyeceğiz. ‘Başımıza buluş çıkarın ’ diyerek tüm girişimcileri destekleyeceğiz. ‘Olmaz öyle abuk subuk şey ’ diyenlere inat, gençlerin serbest düşüncesinin ardından koşacağız. Çünkü biz gençlerin firar etmek istediği yok, yaşamak istediği, bütün dünyadan gençlerin ‘3 ay, 6 ay, 1 yıl kalsam ’ dediği bir Türkiye ’yi yapı edeceğiz. Biz, gençlere karşın ya da gençler için değil, gençlerle beraber buradayız.”

“BU KAFAYLA GİDERLERSE ÜÇ HANELİ ENFLASYON RAKAMLARI UZAK DEĞİL”

“Ülkenin partili taraflı cumhurbaşkanı son bir haftada enflasyon sorunu için önce ‘köpük ’ dedi, sonradan ‘müsilaj ’ dedi. Bugün de ‘şişkinlik ’ demiş. Ne dese tutmuyor. Çünkü ne dese kimse yutmuyor. Hiç gereksizce uğraşmasın. Vatandaşlarımız enflasyonun ne olduğunu gayet iyi biliyor. Ben kavramın doğrusunu söyleyeyim. Ülkemiz partili kenarlı cumhurbaşkanlığı sistemine geçtikten sonradan, ‘kronik yüksek enflasyon ’ dönemine girmiştir. O gün bugündür enflasyon çift hanedir. Tek haneye düşürmeleri hayaldir. Allah korusun, bu kafayla ve inatla giderlerse, ülkenin cumhurbaşkanı bilime ve akla her türlü aykırı tezini dayatırsa üç haneli enflasyon rakamları da uzakta değildir.”

ERDOĞAN ’IN SÖZLERİNE YANIT VERDİ: KİMİ KANDIRMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ?

Babacan, partisinin bugünkü grup toplantısında “Ülkedeki enflasyon artışı nispeten diğer ülkelerin altında kalmıştır” diyen Erdoğan ’ı, dünyadaki enflasyon rakamlarını göstererek yanıtladı:

“Kimi kandırmaya çalışıyorsunuz? G20 ülkelerinde bir Arjantin Türkiye ’den yüksek görünüyor, yüzde 51. Türkiye ’deki enflasyon yüzde 36 mı? Bağımsız bir araştırma grubu var, onların hesabına kadar 80. Grafiğe yüzde 80 ’i koysak, grafik tavanı deler geçer. Hangi ülkeye tarafından göreli olarak daha iyiymişiz? Bu ülkenin reel enflasyonu, keza G20 ’de hem de OECD ’de en yüksek enflasyondur. belli ki Beştepe ’de enflasyon falan yaşamıyor. Ekmek elden su gölden. Keçiören ’deki dairede yaşasaydı, 3-4 komşusu olsaydı, bari girerken çıkarken komşularla karşılaşıp gerçek enflasyonu duyabilirdi.”

“NE ŞAMPİYONLAR LİGİ, EKONOMİYİ KÜME DÜŞÜRDÜN”

“Ekonomiyi batırdı, mahvetti, perişan etti, şimdi de çıkmış ‘Ekonomide Şampiyonlar Ligi ’nin parçası olacağız ’ demiş. Ne Şampiyonlar Ligi yahu? Ekonomiyi daima küme düşürdün. Her yıl bir daha aşağı kümeye düşüyoruz. Biz ayrıldıktan, müşterek düşünce ve istişare terk edildikten, içten ve ehil ahali sistemden çıktıktan daha sonra ülkenin kredi notu yatırım yapılabilir seviyeden bütün 5 kat aşağıda indi. 5. bodrumda şu an. İşte bütün da bu yüzden, bundan böyle bu takıma yepyeni yöneticiler gerekiyor. Bir takımı her sene beş kez sırt sırta küme düşüren birisini takımın başında tutmazlar, yok mi?”

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir