‘Bu zamları taçsız kral Pele yapmadı, siz yaptınız siz!’

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, bugün Genel Merkez ’de MYK gündemine dair düzenlediği basın toplantısında konuştu. Öztrak ’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

“ÇÜRÜK OLAN MEYVE DEĞİL, EKONOMİ POLİTİKALARI”

“Mutfaklarda tencereler boş. Cepler manâsız, cüzdanlar abes. Saray yönetimi milletimizi, manâsız tosta, anlamsız baklavaya, boş içli köfteye mahkûm etti. Böyle bir beceriksizliği bu ülke hiçbir süre görmedi. Böyle bir rezaleti yaşamadı. Derhal şu resme bir bakalım. Çürük meyvenin adı, “hesaplı meyve” olmuş. Marketler çürük elmayı, armudu, idareli meyve diye satmaya başlamış. Soruyorum bu fotoğrafta fiilen çürük olan ne? Meyve mi? Yahut Saray zihniyeti ve ekonomi politikaları mı? Tabii ki ikincisi… Bunların çürük ekonomi politikaları; fahiş elektrik faturası oldu, milleti çarptı. Milletimiz Pazar artıkları için artık kuyruğa giriyor. Pazarda fileye; tek bir salatalık, tek bir biber, tek bir patlıcan, tek bir domates koysanız, cebinizden asgari 20 lira çıkıyor. ”

 “BİZİM SÖYLEDİKLERİMİZİ YAPIYOR”

“Milletin feryadı arşa ulaştı. Fakat Firari Saray sakinlerinin kulakları, milletin sesini duymuyor. Gözleri, milletimizin halini görmüyor. Bunların kalpleri, millete aleyhinde mühürlenmiş. Saray için varsa yahut yandaş, bunlar vatandaşı unutmuş. Milletin feryadını, dile getiriyoruz. “Bu işi böyle çözmen gerekir” diyoruz. Ama Sarayın kibirlisi, bizim bu söylediklerimize “yaygara” diyor. Allah rızası için! Milletimizin “Yandım Allah!” feryatları, ne zamandan beri “yaygara” oldu? Kaldı ancak madem biz yaygara koparıyoruz, sonunda niçin bizim dediğimize gelmek zorunda kalıyorsunuz? Bizim dediklerimizi, niçin birer birer yapıyorsunuz? Genel Başkanımız “emekliye iki ikramiye” dedi. Önce “Kaynak nerede?” dediniz. Sonradan tıpış tıpış yaptınız… “ Elektrikte TRT payını kaldır” dedi. Önce itiraz ettiniz, gerisinde yine yaptınız. “Polise, öğretmene, sağlıkçılara, din görevlilerine 3600 ek göstergeyi verin” dedi. E hemen bunu da yapacaksınız,  hazırlanıyorsunuz. Elektrik faturalarında birincil kademeyi, 150 kilovatsaat olarak ilan ettiniz. Genel Başkanımız dedi oysa; “Bu insanca yaşamaya yetmez, birincil kademeyi 230 kilovatsaate çıkarın” dedi. Tıpış tıpış 210 kilovatsaate dek çıkardınız.  “Esas gıda ürünlerinde KDV ’yi sıfırla” dedi. KDV ’yi yüzde 8 ’den yüzde 1 ’e indirdiniz. Seslenmek ki biz velvele koparmıyoruz milletin dertlerini dile getiriyoruz. Aklın bilimin işaret ettiği istikameti, olabilecek çözümleri de gösteriyoruz. Lakin hep iş işten geçtikten daha sonra, milleti perişan ettikten daha sonra dediklerimize geliyorsunuz”

“KDV FARKINI ESNAFA İADE EDİN”

“Atalarımızın dediği gibi; “Deneyimsiz katır, kapı önünde siklet indirir.” Bunların yaptığı her iş de, ne yazık ama böyle… En son, “Esas gıda maddelerinde KDV ’yi indirin” dedik. Sonunda indirdiler. Ama bu kopyacılar, önünü arkasını hesapsızca, alelacele iş gördükleri için indirimin bütün yükünü, esnafımızın sırtına bindirdiler. Ticaret zincirinde esnafı esnafla, esnafı vatandaşla karşısında karşıya getirdiler. Yetmedi bir de, esnafımızı tehdit ettiler. Esnaf bir gün önce yüzde 8 KDV ile mal almış, raflarına koymuş. Ertesi gün Saray esnafa diyor ama, “Malını yüzde 1 KDV ile sat” diyor. Esnafı pandemide borca batırmışsın. Yetmez elektrik faturasıyla, gaz faturasıyla ezmişsin. Esnaf sermayesini senin yönetiminde yemiş bitirmiş. Şimdi dönüyorsun esnafa; “Sen malını yüzde 1 KDV ile sat. Alırken ödediğin yüzde 8 KDV ’nin de üstüne, bir bardak su iç” diyorsun. Peki, ufak esnaf bu enflasyonun, faizlerin azgın zamanında bu aradaki farkı, nereden karşılayacak? Gelin bu defa da bizi dinleyin. Çünkü sonunda dinlemek mecburiyetinde kalacaksınız. Küçük esnafımız batmadan, bu yüzde 7 ’lik KDV farkını, hemencecik iade edin. ”

“AKARYAKIT ZAMLARINI GERİ ÇEKİN”

“Yine, millete izah edemediğiniz, elektrik zamlarını, akaryakıt zamlarını derhal geri alın. Esas gıdada KDV ’nin indirilmesi emrindeki ki olumlu… Oysa yeterli yok. Mutfaklarda  yangın korkunç bir şipşak büyüyor. Sarayın yangınlarla mücadeledeki sicili ise zaten besbelli… Hatırlayın geçtiğimiz yaz Ege ’de, Antalya ’da ciğerlerimiz yanarken, bunların beceriksizliğini tüm dünya fark etti. Yangın ormandaysa, saray uçak, helikopter kaldıramaz. Seyreder. Yangın mutfaktaysa, üstüne benzin döker. TÜİK ’in enflasyon sepetinde, benzinli araba, kira ve sigaradan daha sonra, en çok ağırlığa sahip olan ekmeğe, bu ay yüzde 30 civarında zam geldi. Sadece ekmeğe gelen son zamlar, gıdadaki KDV indiriminin etkisini aldı götürdü… Yeniden bu hafta, ilaca yüzde 37 zam geldi. Şubat ’ın ilk yarısında; benzine, motorine, LPG ’ye yapılan yüzde 10 civarındaki zamlar da cabası.”

“BUNLAR YAPILMAZSA EKMEK BULAMAYACAĞIZ”

“Hemen bu tedbirleri bir kez daha tekrarlayalım:

Önümüzdeki sene için tarımsal üretim planlamasına derhal başlayın. Desteklemeleri buna göre bir lahza önce belirleyin.

Bu yıl için talep sıkıntısı yaşanabilecek stratejik tarımsal ürünlerde, alım fiyatı ve alım garantisi uygulamasına geçin.

Önümüzdeki sezon çiftçinin kullanacağı gübrenin bedelinin, en düşük yarısını takviye olarak verin. Eksik de olsa gübre fiyatlarında yaptığınız son indirimi, bu sezon yüksek fiyatla önceden gübre almış çiftçiye de yansıtın.

Çiftçimizin kullandığı mazotla ilgili, “Yarısı bizden, yarısı sizden” taahhüdünüze uyun.

Çiftçimize ucuz tohum, besicimize de ucuz damızlık sağlayın. Sebze tohumu ve fidesindeki KDV ’yi hemencecik yüzde 1 ’e çekin.

Tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergiyi kaldırın. 2021 sulandırma tarifesini bu sene artırmayın.

Çiftçimiz elektrik bedellerini hasattan sonra, faize emrindeki olmadan ödeyebilsin. Bunu sağlayacak düzenlemeyi getirin.

Bu yılın tarımsal destek bütçesini biran önce, kanunda öngörülen vermeniz gereken seviyeye çekin. Yani 79 milyar liraya çıkarın.

Bunlar yapılmazsa, gelecek yıl yiyecek ekmek bulamayacağız… Ama Saray şürekâsının bundan böyle ne iş yapacak, ne de milletin dertlerine çare bulacak takati kalmış. Yapabildikleri tek şey, sorumluluğu başkalarına çökertmek.”

“BU ZAMLARI TAÇSIZ KRAL PELE YAPMADI, SİZ YAPTINIZ”

“Önceki dönem Cumhurbaşkanımız rahmetli Demirel ’in meşhur sözüdür: “Galibiyetin sahibi çoktur. Ama mağlubiyetin sahibi yoktur. Binaenaleyh yenilgi yetimdir.” Hemen AK Parti yetkilileri yaptıkları zamları, yetim ve yetim bırakmaya uğraşıyorlar. AK Parti Grup Başkanvekillerinden biri çıkıyor, “Bu zamları devlet yapmıyor” deyiveriyor. Şimdi bir gecede elektriğe yüzde 127 ’ye varan zammı kim yaptı? Son bir yılda, benzine yüzde 110, mazota yüzde 133 zammı kim yaptı? Illaki İngiltere Kraliçesi yapmadı. Rahmetli Başkan Kennedy de yapmadı. Taçsız kral Pele de yapmadı. Brigitte Bardot ya da Nadia Comaneci de yapmadı. Bu zamları Şener Keyifli hiç yapmadı. Bu zamları siz yaptınız siz. Bu zamları Sarayın kibirlisi yaptı.”

“ÖNCE “DARBEYE TAKVIYE VERDİ” DEDİLER,SONRA AYAKLARINA GİTTİLER”

“Dün afra tafrayla söyledikleri sözlerden, yaptıklarından bugün hızla çark ediyorlar. Bu ülkenin atanmış İçişleri Bakanı; “Birleşik Arap Emirlikleri 15 Temmuz ’a mali yardım verdi” dedi mi? Dedi. E Erdoğan da bu ülkeye demediğini bırakmadı. Lakin 15 Temmuz alçak darbe girişimini desteklemekle suçladıkları, bir ülkenin şeyhinin ayaklarına, önce turkuaz halılar serdiler. Daha Sonra da bu Şeyhin ayağına gittiler iki gün önce. Masa ayağı uzmanı, Sarayın küçük ortağı Bahçeli ’ye sormak lüzumlu, ortağının yaptığı bu ayaklara, ne diyecek? Sarayın bekçisi, “15 Temmuz finansörü” dediğiniz ülkenin ayağının altına, Sarayın kibirlisinin, turkuaz halı sermesine, yetmez ta ayağına değin gitmesine, bir laf etti de, biz mi duymadık yahut? Bunlar yakında Libya ’da savaştıkları, askerlerimizi, MİT personelimizi şehit eden, Mareşal Hafter ’lede el sıkışır. Yetmez Libya ’ya ayağına da gider. Meydanlarda yaptıkları Rabia selamı da, yakında hepten tedavülden kalkar. O dört parmak selamını veren eller, dün “darbeci” deyip küstürdükleri, Abdul Fettah El Sisi ’nin elini sıkar. Boynuna atılır.”

OTURMA DÜZENİ YANITI

“6 partinin 28 Şubat ’ta açıklayacağı mutabakat metninin Genel Başkan Yardımcıları göre partilerin alfabetik sırasına göre okunacağı belirtiliyor. Bu konuyla ilgili hazırlıklar tamamlandı mı? Genel Başkanlarda alfabetik sıraya kadar mi oturacak?” sorusunu yanıtlayan Öztrak, “Biz saray gibi gazetecilere akreditasyon uygulamayacağız. Toplantıya katıldığınızda oturma düzenini de, diğer hususları da gözlerinizle göreceksiniz” dedi.

Yorum yapın

SMM Panel