Çalışanları ilgilendiren ‘resmi tatil izni’ kararı

Bir fabrikada vardiya formeni olarak çalışan işçi, resmi tatil ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle meslek sözleşmesini tek yanlı feshetti.

İşverenden alacaklarını tahsil edemeyen emekçi, İş Mahkemesi ’nin kapısını çaldı. Davacı emekçi, milli ve dini bayram günlerindeki çalışmalarına ilişkin ücretlerinin ödenmemesi ve meslek sözleşmesi uyarınca yevmiye usulü çalıştığı için 31 gün çeken aylarda 31 gün üzerinden ücret ödenmemesi nedeniyle istifa ettiğini dile getirdi.

İşçi, kıdem tazminatı, dini, milli bayram devlete ait ve genel tatil ücreti ile beceriksiz ödenti alacağının hüküm altına alınmasını istek etti. Sanık şirket sahibi ise iş sözleşmesinde davacının telafi çalışması yapabileceği, hem gerekli görüldüğünde artı çalışma ve vardiyalı egzersiz yapmayı kabul ettiğine dair hüküm bulunduğuna dikkat çekti.

ŞİRKET HAKSIZ BULUNDU

Şirket, davacının yetkisiz yevmiye ödendiğine ilişkin iddiasının uygun olmadığını, davacının bayrama rastlayan günlerde çalışması halinde denkleştirme izni kullandığını ya da bu çalışmaların karşılığı olan ücretlerin ödendiğini belirterek davanın reddinin gerektiğini savundu.

Duruşma, davacının milli bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını ama beceriksiz aidat alacağına yargı kazandığını, böylece davacının meslek sözleşmesini haklı sebeple feshettiği sonucuna vararak, kıdem tazminatı ile eksik aidat alacağı talebinin kabulüne, milli bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebinin ise reddine karar verdi. Davalı şirket kararı istinafa götürdü.

Alan Adliye Mahkemesi, davacının 31 gün çeken aylar için bir gün beceriksiz ücret ödendiği sonucuna varılamayacağını, böylece davacının eksik aidat alacağı ve kıdem tazminatına adalet kazanamayacağı gerekçesi ile davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne ve İş Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına hükmetti. Kararı şikayetçi işçinin avukatı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

“İŞÇİNİN RIZASI GEREKLİ”

Emsal nitelikte bir karara imza atan Yüksek Duruşma, işçinin resmi tatil izinlerini diğer günlerde kullanmaya zorlanmasının yasal olmadığına dikkat çekti.

Kararda kanunda milli bayram ve genel tatil günlerindeki incelemeler için herhangi bir denkleştirme kuralına yer verilmediği hatırlatıldı. Fazla çalışmada olduğu gibi bağımsızlık zaman verilmesine ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmediği vurgulandı. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışacağının meslek sözleşmesi ile kararlaştırılabileceği, fakat işçiden buna ilişkin keza muvafakat alınması gerektiği dile getirildi. Kararda şöyle denildi:

“Tarafların işçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışacağına dair anlaşmaları muhtemel olup, bu çalışmanın karşılığı da işçiye çalıştığı günün karşılığı için hem bir yevmiye tutarında vergi ödenmesidir. Maddesel olayda ise, işçinin milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Sanık patron dosyaya davacının da imzasını içeren izin formları sunmuş olup, bu müsade formlarından davacıya çalışılan milli bayram ve genel tatil günlerinin karşılığında izin kullandırıldığı saptama edilmektedir.

İŞ SÖZLEŞMESİNDE YER ALMIYOR

Bu Nedenle davacıya ulusal bayram ve genel tatil ücreti ödenmemiş, bunun yerine izin kullandırılmıştır. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinde davacının bayram çalışmalarının karşılığında bir diğer gün müsade kullanacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı, izin formlarında izin kullandığı belirtilen günlerin birçoğunun hafta tatili günü olduğunu belirterek, kendisine aslında müsade zeka kullandırılmadığını ileri sürmüştür.

Milli bayram ve genel tatil günleri, dayanışma, birlik ve beraberlik günleri olup, diğer günlerden ayrı bir özellik gösterir. Bu günlerde bayramlaşma, sosyalleşme, aile ve toplumun öteki bireyleri ile birlikte zaman geçirme gibi manevi birtakım ihtiyaçların giderilmesi söz konusudur.

İşçinin açık onayı olmadığı sürece milli bayram ya da genel tatil gününde çalışmanın diğer herhangi bir günde çalışmamak suretiyle telafisi olası görülmemelidir. Tüm dosya zarfında işverenin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçiye bu çalışmasının karşılığını ödemek yerine müsade kullandırdığı ve davacının da buna muvafakat etmediği açık olduğuna kadar, müsade kullanımı uygulamasının geçerli bir başvuru formu olarak kabul edilmesi muhtemel değildir. Bu halde işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği kabul edilmeli, buna kadar sonuca gidilmelidir.

Ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının varlığı karşısında feshin haklı sebebe dayandığı kabul edilmeli ve davacının kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmalıdır. İş Mahkemesi ve Alan Adliye Mahkemesi ’nce belirtilmiş yönler gözetilmeden kıdem tazminatının reddine dair yazılmış mazeret ile hüküm kurulması yanlış olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. Kararın bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir.” (İHA)

Yorum yapın