Davutoğlu’ndan iktidara Rusya-Ukrayna çağrısı

sosyal medya hesabından videolu bir tanımlama yapan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Rusya-Ukrayna krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“KÜRESEL NİTELİKTE BİR KRİZ HALİNE DÖNÜŞTÜ”

* Rusya Devlet Başkanı Putin ’in dün açıkladığı kararlar sonrasında Ukrayna krizi son derece kritik bir aşamaya gelmiş bulunuyor. Uluslararası toplum Ukrayna ’ya odaklandı. Bu kriz artık herhangi iki ülke arasındaki bir kriz olmanın ötesine geçmiş; Karadeniz, Doğu Avrupa, Avrasya dengelerini etkileyebilecek küresel nitelikte bir kriz haline dönüşmüştür.

* Bu krizin doğrudan tarafı olmamakla birlikte, Ukrayna ’ya ve Rusya ’ya aynı anda komşu olan en manâlı NATO ülkesi olan Türkiye için artık kriz kritik aşamanın da ötesine geçmiş bulunuyor.

“TAKİP EDİLEN DİPLOMASİ BELİRLİ ZAAFLARI ORTAYA ÇIKARDI”

* Maalesef bu kriz sırasında takip edilen diplomasi, etkin bir arabuluculuğu beraberinde getirmediği gibi kriz süreçlerinin nabzını tutma konusunda da belirtilmiş zaafları ortaya çıkardı. Buradan iktidara bir defa daha seslenerek açıklama ediyorum: Artık Soğuk Savaş sonrası dönemin taşları teker teker oynuyor. Daha önce birçok defa vurguladığım gibi, akademik çalışmalarda altını çizdiğim gibi sistemik bir depremle karşısında karşıyayız. Defalarca beraber Türkiye ’nin geleceğiyle ilgili bu krizin sonuçlarına hedefe kilitlenmek ve dinç bir değerleme yapmak durumundayız.

DAVUTOĞLU 5 MADDEDE ÖNERİLERİNİ SIRALADI

*İktidar sahiplerine 5 manâlı konuda çağrıda bulunuyorum ve Türkiye ’nin bu krizle ilgili esas yaklaşımını bu 5 asıl çerçeveye oturtmaları tavsiyesinde bulunuyorum. Birincisi; Krizin herhangi bir ileri aşamaya, doğrudan çatışma ihtimali aşamasına gelmeden önce Montrö Anlaşması ’nın getirdiği tüm kurallara harfi harfine uyacağı deklare edilmeli ve Boğazlar üzerinden Türkiye ’nin herhangi bir savaşın parçası haline gelmesinin önüne geçilmelidir.

*İkincisi; Ukrayna ’nın toprak bütünlüğü konusunda tavizsiz bir politika peşine düşüp takip edilmeli ve herhangi bir ülkenin toprak bütünlüğünün sarsılmasının doğurabileceği daha geniş ölçekli krizleri konusunda keza Rusya nezdinde, keza NATO ve diğer ülkeler nezdinde doğrudan temaslarda bulunulmalıdır. Kırım ’ın ilhakını tanımamıştık haklı olarak, şu anda de Ukrayna devletinin kendi toprakları içinde bağımsız ve özel bir stratejik ortak olarak Türkiye ’nin yanına olması büyük bir tartma taşıyor. Toprak bütünlüğünü vurgulamalıyız.

*Üçüncüsü; Maalesef NATO ’nun en manâlı ülkelerinden birisi olan Türkiye bütün bu süreçte NATO istişarelerinin dışarıya kalmıştır. NATO liderlerinin yaptığı son dönemde 3 manâlı zirveye Türkiye gösteri edilmemiştir. Polonya ve Romanya ’nın deha girdiği bu zirvelerde Türkiye maalesef yer almamıştır. Dolayısıyla NATO içindeki ufak nüansların, bakış ayrılıklarının da doğrudan nabzını tutarak etkin bir rol oynama ve NATO içinde Türkiye ’yi olabilecek risklere karşı korumak konusunda kayda değer bir arabulucu kaybettik. Hemen bundan böyle krizin bu aşamasında Türkiye NATO ’nun tüm mekanizmalarında doğrudan görünüm beyan eden ve bu krizden etkilenecek bir ülke olarak bu görüşlerini NATO ülkeleri nezdinde açıklayan bir konuma anında geçmelidir.

*Dördüncüsü; Rusya Türkiye ’nin tarihi dostudur, tarihi komşusudur. Gerilimli dönemlerimiz de oldu, barışma dönemlerimiz de. Rusya ile ilişkilerimizin özenle yürütülmesi gerektiği kanaatindeyim. Oysa bu özen Rusya ’nın, Putin ’in son konuşmasında da olduğu gibi tarihi referanslarla Türkiye ’yi karşısına alan bir tavır içine girmesini asla mazur göstermez. Rusya ile ilişkilerimizi, istişarelerimizi kapsamlı bir şekilde derinleştirmeliyiz. Rusya nezdindeki tesir gücümüzü Ukrayna ’nın toprak bütünlüğü bağlamında bir aracılık içinde kullanmaya mücadele sarf etmeliyiz.

*Beşincisi; Tüm bu gelişmeler soğuk savaş sonrası dönemin temel stratejik depremlerinin, kalıntılarının, sarsıntılarının hissedildiği bir dönemin başladığını gösteriyor. BM sistemi etkisizdir. Rusya ’nın Suriye ’de takip ettiği politikayla Ukrayna ’da peşine düşüp takip ettiği politika arasındaki çelişkiler her an her ülkenin diğer ülkeye müdahale edebileceği kanaatini oluşturmuş bulunuyor. Son dönemde Rusya ’nın Donetsk ve Luhansk, kendilerinin ilan ettikleri adıyla, Cumhuriyetlerini tanıması ulus devletlerin yapısını çözecek fazla güvenli olmayan bir süreci başlatır. Bu bağlamda Moldova, Gürcistan, Azerbaycan, Suriye, Irak, Bosna Hersek gibi ülkelerin toprak bütünlüğü konusunda Türkiye açık ve net bir söylev almalı ve tüm bu öbür bölgelerde, bambaşka ülkelerdeki çıkar farklılıklarını gözeten lakin hepsine alternatif stratejik planlamalar yapan bir esneklik uygulamak zorundadır.”

“KARŞILIKLI ÇİZGİDE BULUŞMALIYIZ”

Davutoğlu, izah etme yaptığı videoyu, “Sistemik bir depremle karşısında karşıyayız. Ukrayna krizi, milletlerarası krize dönüşmüştür. Türkiye şimdi özellikle NATO ’da etkin ve proaktif bir diplomasi yürütmeli. Ülke içinde sorunlarımız olsa da dış politikada Türkiye ’nin çıkarları çerçevesinde iki taraflı çizgide buluşmalıyız” notu ile paylaştı.

Sistemik bir depremle aleyhinde karşıyayız. Ukrayna krizi, uluslararası krize dönüşmüştür.

Türkiye şimdi özellikle NATO ’da etkin ve proaktif bir diplomasi yürütmeli. Ülke içinde sorunlarımız olsa da dış politikada Türkiye ’nin çıkarları çerçevesinde ortak çizgide buluşmalıyız.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir