Erdoğan ‘hayra alamet değil’ deyip açıkladı: Savaşın olmasını asla arzu etmiyoruz

Trabzon ’un Akçaabat ilçesinde restore edilen ilçe kütüphanesinde alan illerinden gelen gençlerin de katılımı ile ‘Gençlik Buluşmaları ’nın Trabzon ayağını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süredir ziyaret ettiği illerde gençler ile buluşmaya, onların duygu ve düşüncelerini kanımca kendilerinden dinlemeye çaba gösterdiğini söyledi.

Erdoğan, “Açık Açık itiraf etmem gerekirse il ziyaretlerimizin en neşeli doğrusu bizleri de coşkuya sevk eden yanı da bu programlarda gençlerle yaptığımız bu buluşmalar oluyor” dedi.

Gençlerle buluşmalarda kendisi uzun uzun konuşmak yerine kısa bir takdimin arkasından gençleri dinlemeye istek ettiğini bildiren Erdoğan, konuşması sırasında 18 yılda Türkiye ’nin nereden nereye geldiği ile ilgili kilometre taşlarını anlattı, Trabzonlu gençlere ilk önce Karadeniz Sahil Yolu olmak üzere yapılan yatırımları özetledi.

GENÇLERE ARMETLİT GEÇİDİ ’Nİ SORDU

Erdoğan, gençlere Giresun ’un Keşap ve Espiye ilçeleri aralarında bulunan 600 metre rakımdaki virajlarıyla ve gizli yollarıyla meşhur bir geçit olan “Armelit Geçidi ’ni aranızda haberdar olan var mı?” sorusuna gençlerden cevap gelmemesi üzerine bu kez “Burunlu otobüsleri haberdar olan var mı?” diye sordu.

Gençlerden tekrar cevap gelmemesi üstüne Erdoğan, “Armelit Dağı, yazları babam bizi memlekete Rize ’ye getirirdi. Alt burunlu otobüslerle Rize ’ye geliş bir alemdi, Rize ’den dönüş bir alemdi. Çünkü o Armelit Dağından geçerken bir defa otobüsün camından aşağıya bakamazsın. Çünkü virajları alırken bile acaba nasıl yuvarlanacak ? Virajı alabilecek mi ? diye düşünürdük. Biz ne yaptık işte o Armelit Dağı ’nı deldik. Biz orada tünel açtık. Şimdi bir diğer hoş oldu. Acilen tünellerden geçiyorsun ve geçerken de o yemyeşil dağları görüyorsun. Buralara geldik, nereden nereye” ifadelerini kullandı.

“ARTIK ESKİYİ ANLATMASAK MI?”

Erdoğan, ara sıra kendi yakın arkadaşlarından “Artık eskiyi anlatmasak mı?” serzenişlerini duyduğunu belirterek “Halbuki nereden geldiğimizi bilemezsek nerede durduğumuzu ayrım edemeyiz. Böyle olunca da nereye gideceğimizi de kestiremeyiz. Dahası biz eski Türkiye ’yi anlatmasak bile eski Türkiye zihniyetinin mensupları sıkça ortaya çıkıp kendilerini zaten hatırlatıyorlar. Kimi zaman eserlerimize ve hizmetlerimize aleyhinde sergiledikleri çirkin yaklaşımlarla bunu yapıyorlar. Kimi süre insanlarımızın adalet ve özgürlüklerine olan nefretleri göstererek yeniden yapıyorlar. Kimi zaman nasırlaşmış kalplerinin, köhneleşmiş zihinlerinin, zehir saçan dillerinin ürünü hakaretleri ile bunu yapıyorlar. İşte geçtiğimiz günlerde tam bir 5. kol faaliyeti elemanı olarak çalışan gazeteci kılıklı biri çıktı. Bize ve bizim şahsımızda milletimize ağır hakaretlerde bulundu. Milletimiz de yargımız da bu kişinin terbiyesizliğini yanında kar bırakmadı, gerekeni yerine getirdi. Lakin belli başlı kayda değer olan bu hakaretin sergilendiği programı idare eden kişinin ve tek parti siyaseti artığı kimi siyasetçilerin hala çıkıp açıklama özgürlüğü kılıfı ile yapılan alçaklığı savunmaya kalkmasıdır. Halbuki bize yapılan hakaret kendilerine söylense dünyayı birbirine katarlar, Tayyip Erdoğan ’ın kendisine yapılan hakaret benim için kayda değer yok. Lakin bu kardeşiniz, ağabeyiniz, bu büyüğünüz neyse bir makamı temsil ediyor. Bu makam Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Bu makamı korumak da benim görevimdir. Cumhurbaşkanlığı makamına bırakın benim sahip çıkmamı ‘Cumhur ’ diye açıklama ettiğimiz bu ırk sahip çıkacaktır” diye konuştu.

“BİZ BUNLARIN CEMAZİYELEVVELİNİ ÇOK İYİ BİLİRİZ”

“Biz bunların cemaziyelevvelini iyi biliriz” diyerek konuşmasını sürdüren Erdoğan, “Biz bunları 1960 ’da ülkenin seçilmiş başbakanını idam sehpasına gönderenleri alkışlamalarından biliriz. Biz bunları 1970 ’li yıllarda sapkın ideolojileri uğruna gençlerimizi birbirlerine kırdırdıkları dönemlerden biliriz. Bunları siz bilemezsiniz ama biz biliriz. Biz çünkü o dönemleri yaşadık. Biz bunları 1980 darbesini çanak tuttukları yıllardan biliriz. Biz bunları 28 Şubat ’ta milletimizin inancına hak ve özgürlüklerine yapılan saldırılara verdikleri destekten biliriz. Biz bunları geçtiğimiz 20 yıl her tarafında her konuda ülkenin ve milletin aleyhine saf tutuşlarından biliriz. Dolayısıyla bugün yaptıkları da bizi pek şaşırtmıyor. Ne devletimize yaptıkları husumet bizi şaşırtıyor, ne milletimizin inancına, tarihine, kültürüne, değerlerine olan azgınca düşmanlıkları bizi şaşırtıyor. Ne kendi çıkarları ve ajandaları uğruna, ülkemize verdikleri zararlar bizi şaşırtıyor. Fakat siz gençlerimizin bunları çok iyi tanımaları gerekiyor” biçiminde konuştu.
Konuşmasını usta Mal Varlığı Kabaklı ’nın “Bil Oğlum” türküsünün dizelerini okuyarak sürdüren Erdoğan, “Vakti geldiğinde karşınızdakilerin kimler olduğunu mükemmel bilin” uyarısında bulundu.

Foto: İHA

KYK YURTLARINDA İNTERNET KOTALARI ARTIRILIYOR

Gençlerle Trabzonspor ve futbol üstüne de sohbet eden Erdoğan, şehre kazandırılan spor tesislerini anlattı.

Buluşmada sonra gençlerin soru ve taleplerini bölge Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin KYK Yurtları ’ndaki internet kotalarının kendilerine yetmediğini söylemesi üstüne Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasaploğlu ’na seslenerek “Mehmet bey bu yanıt sana uygu” göndermesinde bulundu.

Kasapoğlu, “Zaten Cumhurbaşkanımıza konuyu talep ettik. İnşallah önümüzdeki dönem itibariyle internet kotasıyla ilgili arttırım yapıyoruz” cevabını verdi. Erdoğan da “Evelallah, inşallah en güzel şekliyle internette öğrencilerimizi rahatlatacağız, bugüne kadar olduğu gibi” ifadelerini kullandı.

Daha önce İstanbul ’da yaşamış Rizeli bir öğrencinin İstanbul ’daki son yaşanan karla çaba çalışmalarına karşın “Şuan İstanbul ’da olan nedir?” sorusuna Erdoğan “Yani İstanbul ’da bizden sonrakilere kalan bir şey olmadı fakat ne yaptıysak biz yaptık. Olmayan bir şey vardı, Sarıyer Kahramanı ’nda balık yemek. Çünkü bizim böylece bir derdimiz yoktu. Bizim tek derdimiz İstanbul ’un neresinde bir yetkisiz var onları süratle gidermekti” diyerek kendisi ve ardından göreve gelen AKP ’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları ’nın yaptığı hizmetleri anlattı.

“BUNLARIN AŞKI VE HEYECANI DEĞIL”

İstanbul ’da metrobüs hizmetinin kendileri ile başladığını vurgulayan Erdoğan, “Şuandaki idare bir metrobüs zeka yapmış yok. Halbuki metrobüs olayı zorlama bir şey yok. Onun için öbür bir hattı yapı ediyorsunuz, bu hatta da lastikli sistem getiriyorsunuz. Bu sistemde körük ve lastik var, bunlar var. Ya bunu bile yapmaktan bunlar aciz ve düşünün bizim yapmış olduğumuz tünelleri kapatıyor bunlar. Mesela Sancaktepe ’de tünel açıldı, aaa bu da baktık bu gitmiş tünelleri kapatıyor. Halbuki bu tüneller, metro Üsküdar ’dan ta oraya dek insanları rahatlatacaktı. Buna bile fırsat vermediler. Bunların böyle bir aşkı ve telaşı değil. Marmaray ’ı bize zindan ettiler, bizi mahkemeler ile uğraştırdılar. Buna karşın biz 5 yılda burayı bitirdik. diğer taraftan otomobillerin geçişi ile ilgili diğer taraftan Avrasya ’yı yapalım, dahası Avrasya tünelini yaptık. dahası İstanbul ’da iki altın bilezik biri şehitler köprüsü biri Fatih Sultan Mehmet. üstelik üçüncü Yavuz Sultan Selim Köprüsü ’nü yaptık. Bu bile bu CHP ’lileri rahatsız etti. ‘Adını niye Yavuz Sultan Selim koydunuz? ’ (Karadeniz şivesi ile) Ula Fatih Sultan Mehmed ’un adının olduğu yere Yavuz Sultan Selim yakışmaz mı?” diye konuştu.

“İŞLETENLER ARTINCA TELEFON NUMARAMI DEĞİŞTİRİYORUM”

Rizeli bir öğrencinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ’a şuana dek cep telefonu numarasını değiştirip değiştirmediği ile ilgili soru üzerine Erdoğan “İşletenlerin sayısı arttığı süre numarayı mecburen değiştiriyoruz. Artık bakıyor fakat bu iş aldı başını gidiyor, hemen özel kalemin ‘Başkanım bunları değiştirmemiz lazım ’ diyor. Çünkü telefonlar elden ele dolaştığı gibi birde maalesef işletenlerin sayısı arttıkça bizde yan başkalaşmak durumunda kalıyoruz. bunun dışında hamdolsun bütün telefon diplomasisini çok özenli fazla hassas kullanmaya gayret ediyoruz” dedi.

ERDOĞAN ADAŞIYLA SOHBET ETTİ

Samsunlu olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan isimli Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Siyaset ve Halk Yönetimi Bölümü öğrencisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan diyaloğu gülümseten anlara neden oldu.

Babasının da adının Ahmet olduğunu söylemesi üzerine Erdoğan, adaşına annesinin ismini sordu. Nebahat cevabını alması üzerine “Baba adı Ahmet. Uşağın adı Recep Tayyip soyadı Erdoğan. Annenin adı Nebahat orada ayrıldık” demesi gülüşmelere niçin oldu.

“HEP ARKADAŞ KAZANMANIN GAYRETİ İÇERİSİNDE OLDUK”

Adaşının “Biliyorsunuz şuanda dünyanın gündemi Rusya ve Ukrayna krizi ile alakalı. Böyle önemli bir meselede Türkiye doğrusu öncü bir devlet gibi her iki devlet arasındaki uzlaşma diyalogunu yürütüyor. Bunda önemli olanın lider diplomasınınız olduğunu düşünüyorum. Hatta sizin davetiniz ile birlikte Putin ’de yakında ülkemize gelecek. Biz genç kardeşlerinizi sizin dış politika stratejinizi anlatır mısınız?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
“Dış politika noktasında özellikle bizim hedefimiz daha çok düşman üretmek değil arkadaş kazanmak. Bugüne kadar da biz gerek yakın komşular olarak Rusya ile lüzum Ukrayna ile alt diğer tarafta doğuda İran olsun bunun yanında bilhassa Avrupa ülkeleri ile münasebetlerde olsun defalarca arkadaş kazanmanın gayreti içerisinde olduk. Tabi Rusya ile münasebetler tarihinden bu yana bizim bu dönemimizdeki kadar gerçekten bir dostluk içerisinde yürümedi. Çok daha da önemlisi ticaret hacmi itibariyle de çok önemli bir ticaret hacmine bu dönemde ulaştık. Bunların içerisinde stratejik ürünlerde bizim Rusya ile münasebetlerimiz iyi bir konuma geldi. Bunların en önemli doğalgaz konusunda şuanda doğalgazla olan ilişkimiz çok çok ileride derecede. Hele yeni attığımız bir adım biliyorsunuz Rusya ile nükleer enerji. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali yapılıyor. Bu da Allah nasip ederse önümüzdeki yıl içerisinde şayet bu yıla da yetiştirebilirler. 2023 ’de bu nükleer enerji santralini inşallah yapıp oradan üretime geçilecek. Biz kendileri ile giderken ikinci bir adımı daha attık. O görüşmeleri yaptık. O da ikinci bir santrale girer miyiz diye. Bunları sayın Putin ile konuştuk. Bu konuda da bunun üzerinde çalışalım belki ikinci bir nükleer enerji santralini yeniden Rusya ile yapma durumumuz da söz konusu. Bu bir defa bizi nükleer enerji bunun yanında doğalgaz bunlar birbirimize bağlama noktasında çok kayda değer. Dış siyasetin bana tarafından en önemli ayağı da bu.”

“AMERİKA İLE BİZ TERS YÜZ ELDE ETMEK İSTEMİYORUZ”

Açıklamalarının devamında S-400 konusuna da değinen Erdoğan, “Bir De bizim bu S-400 konusu Türkiye ve Rusya arasındaki fazla kayda değer bir adım. S-400 çok kayda değer bir savunma sistemi. S-400 ’leri aldığımız andan itibaren zaten bunu biliyorsunuz milletlerarası camia önemli manada rahatsız oldu. Ilk Kez Amerika ‘işte almayın, biz size şöyle yaparız, böyle yaparız” dediler. Biz de kusura bakmayın bu karar bizim kararımızdır ve biz bu kararımızı verdik. Rusya ile anlaştık ve NATO noktasında da bu iş herhangi bir olumsuzluk meydana getirmiyor. Çünkü NATO ülkelerinin herkes silahlanmada silahlarını kendi kararını atamak suretiyle alır ve bizde bu kararımızı verdik. Bu şekilde aldık. Bağlı Amerika olarak siz bize maalesef parasını verdiğimiz halde vermediğiniz ürünler var bunların içinde en önemlisi de F-35. F-35 ile ilgili biz Amerika ’ya 1 milyar 450 milyon dolar ödeme yaptık. Lakin bize vermeleri gereken F-35 ’leri vermediler. Hala oyalıyorlar. Şuanda kendileri Savunma Bakanlığımız bazı görüşmeler yapmak suretiyle bu problemi çözelim diyoruz. Çünkü Amerika ile biz ters yüz almak istemiyoruz. Çünkü birçok alanda kendileri ile attığımız adımlar var. Bununla ilgili Savunma Bakanlığımız muhatabı ile bu çalışmayı sürdürüyor. Gerekli F-16 ’ların modernizasyonu ya da yeni bazı F-16 ’lar bize saptamak suretiyle bunu da çözmenin gayreti içerisinde olacağız. Emrindeki bu vesileyle Şubat ’ın 3 ya da 4 ’ünde bir Ukrayna ziyaretim olacak. Ukrayna ile yüksek düzeyde stratejik konsey toplantısı için inşallah günübirlik bir Ukrayna ’ya gideceğiz. Ardındaki da sayın Putin ’in bize bir ziyareti olacak. Bizim ast tüm derdimiz Ukrayna ile Rusya arasındaki bu sıkıntının giderilmesi. Bu konuda sürekli konuşulan savaş filan biz Rusya ve Ukrayna arasında böyle bir savaşın olmasını asla arzu etmiyoruz. Bu bölge için hayra alamet bir gelişme değildir. Bir NATO ülkesi olarak ta böyle bir şeyi istemiyoruz, kabullenmiyoruz. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg o da zaten açıklamaları ile bizimde önümüzü açmış oluyor. Temennim odur ki inşallah bunu da barışma ile çözmüş oluruz” ifadelerini kullandı.

Verdiği cevabın gerisinde Erdoğan, adaşı göre birlikte 2002 yılında çekildiği fotoğrafın kendisine gösterilmesi üzerine “4 yaşındaki iken babasının kucağından gelmiş benim kucağıma. Bravo hatıralara iyi sahip çıkıyorsun” diyerek gence teşekkür etti.

“BİZİM ARKADAŞLAR BÖYLE BİR ZAMANDA BALIKÇI RESTORANINA GİDİP KAFAYI BULMAZLAR”

Bir kız öğrencinin “Kar fırtınasının yaşandığı gün balıkçıya giden AK Partili bir belediye başkanı olsaydı tepkiniz ne olurdu?” sorusu üstüne Erdoğan “Şunu fazla kuytu gönül huzuru ile söyleyebilirim. Bizim bu görevlere getirdiğimiz arkadaşlar böyle bir zamanda kalkıp da bir balıkçı restoranda gidip orada kafayı bulmaz. Zaten biz arkadaşlarımızı seçerken, bu cins görevlere getirirken buralarda seçiciyiz. Onun derdi ne olacak yalnızca hizmet olacak. Çünkü her zaman konuşmalarımızda benim söylediğim bir şey var. Biz bu milleti efendi olmaya yok hizmetkar olmaya geldik diyoruz. Bırakın sadece karı, karın açık havada da meydanda değil. Yer Sarsıntısı oluyor depremde neredeyiz arazideyiz. Bingöl depremi oldu gece yarısı arkadaşlarımla beraber Bingöl ’deydik. Simav depremi oldu aynı şekilde. Van ’da tüm oradaki yıkımlar bitene değin ilgili arkadaşlarım bakanlarımızla beraber Van ’daydık. Bunlar bakıyorsun afetler oldu, bunlar meydanda değil. İstanbul ’u sel bastı beyefendi Bodrum ’da. Bunlarda yaşam böyle devam ediyor. Burada neyi anlatacaksın. Lakin Genel Başkanın bunlara karşın en küçük bir operasyonu değil. Bizim bir defa bu cins insanlarla yürümeyiz. Gereği neyse onu yaparız. Bunlarla ilgili konuşmak bile bize zül geliyor. Fakat artık diyoruz fakat ya katlanma inşallah 2023, 2024 ’de benim milletim gereğini yapar diyoruz” cevabını verdi.

“EREN” FİLMİNİN MÜZİĞİNİ SESLENDİREN ÖĞRENCİYİ CANLI DİNLEDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kesişme; İyi fakat varsın Eren” filmi ile ilgili Akçaabat Hoş Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü öğrencisi Ceren Ece Kimsesiz ’ün kendisine yönelttiği “Nasıl buldunuz?” sorusu üstüne “Şehadetin gerçekleştiği vakit evine geldik. Ziyarette bulunduk. Tabi lüzum bütün kardeşleri gerek annesi onların o tablosunu izlediğimizde sahiden o duyguyu yaşamamak olası değildi. Fakat bu filmde hakikaten arkadaşlar hoş hazırlamışlar. İyi bir emek. TRT ile bu işi yaptıkları özellikle de Ferhat Gedik teğmenle beraber Eren rolünü paylaşan yavrumuz bu eseri iyi canlandırdılar. Ferhat Gedik teğmen iyi bir tercih olmuş” ifadelerini kullandı.

Soruyu soran lise öğrencisi Ceren Ece Öksüz, filmin müziğini kendisinin seslendirdiğini söylemesi üzerine Erdoğan, şarkıyı söylemesini istedi. Liseli öğrenci kız filmin müziği olan ve yöredeki kadınları imece usulü çalışırken seslendirdikleri “He Yamo” türküsünü seslendirdi.

ERDOĞAN ’DAN ÖĞRENCİLERE NAR VE PORTAKAL KARŞIMI TAVSİYESİ

Erdoğan, son olarak “Koliva” isimli müzik grubu üyeleri ile sohbet ederek şarkılarını dinledi. Erdoğan, söylenen şarkılarda geçen nar ile ilgili olarak ise öğrencilere “Ben size bir tavsiyede bulunayım. Şu mevsimde nar ile portakalı miks ederek içmenizde menfaat var. Biliyorsunuz nar antioksidandır, portakal adamakıllı C vitaminidir” bilgisini paylaştı. (İHA)

Yorum yapın