Karamollaoğlu: Yarının Türkiye’si için elimizi taşın altına koyuyoruz

Saadet Partisi Genel Başkanı Esas Karamollaoğlu, parti genel merkezinde düzenlendiği basın toplantısında, aralarında kendisinin de bulunan 6 siyasi parti liderinin ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ’ mutabakat metni imza töreninde bir araya geldiğini anımsattı.

Tarihi bir günü geride bıraktıklarını ve mutabakat metnini kamuoyu ile paylaştıklarını hatırlatan Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Bu mutabakatın yalnızca önümüzdeki seçim için yok, Türkiye ’nin önümüzdeki 100 yılı için fazla manâlı ve tarihi olduğu kanaatindeyiz. Eski korkuların, küflenmiş tartışmaların, herkesin yorulduğu kısır çekişmelerin başat olduğu Türkiye defterini kapatmak istiyoruz. Kinden ve rövanş almaktan beslenen siyasete son vermek istiyoruz.

Çünkü, dünün kinini tutanlar, bugün adaleti sağlayamazlar. Geçmişe takılıp kalanlar, yarınları kuramazlar. Bizler ise adaletli devletin tesis edildiği yarınları kurmakta kararlıyız. Biz geçmişin korkularını, bugünün umutsuzluklarını bir kenara bırakıp ‘Yarının Türkiye ’si ’ için elimizi taşın altına koyuyoruz.

Bedeli ne olursa olsun, Türkiye için bu adımı atmaya kararlıyız. Yarının Türkiye ’sinde ‘Eski Türkiye ’ye ait hiçbir şey olmayacaktır. Eski Türkiye ’nin vesayetine, korkularına, kaygılarına, umutsuzluğuna asla yer olmayacaktır.”

‘RUSYA ’NIN HUKUK TANIMAYAN YAKLAŞIMINI KINIYORUZ ’

Karamollaoğlu, Rusya ’nın Ukrayna ’yı kendi siyasi çizgisine çekmek için uluslararası hukuka tutarsız bir şekilde dünyanın gözü önünde işgal girişiminde bulunduğunu söyleyerek, “Bölgedeki barışı ve istikrarı tehlikeye atacak bu adımdan üzüntü duyduğumuzun altını çizmek isterim. Rusya ’nın hukuk tanımayan bu yaklaşımını kınıyoruz.

bununla beraber, batı dünyasının Ukrayna ’daki bu krizi körükleyerek Rusya ’yı yoklama altına almak istemesinin bedelini de mazlum Ukrayna halkı ödememelidir.

Keza batının keza de Rusya ’nın Ukrayna üzerinden kendi emellerini yapmak istemeleri ne yazık oysa Ukrayna halkını mağdur durumda bırakmaktadır. Biz bu bağlamda krizin diplomasi ve diyalogla çözülebileceğini ayrıca batının ayrıca de Rusya ’nın yayılmacı politikalarından vazgeçmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

“MUTFAKTAKİ YANGIN AİLEYİ SARSIYOR”       

Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Uzun bir süredir olduğu gibi gündemimizin bir diğer manâlı maddesi emrindeki ki ekonomi. Fena idare ve kötü yönetime devam etme ısrarı ne eyvah ancak her geçen gün daha da kötüye dışarı giden bir ekonomi tablosu olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor. Son yapılan araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık yiyecek harcaması tutarı, yani aşina ifadeyle özlem sınırı 4 bin 552 lira olarak belirlenmiş.

Yiyecek harcaması ile giyim, konut, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, afiyet ve yarı ihtiyaçlar için yapılması zorunlu öteki aylık harcamalarının toplam tutarı, yani sefalet sınırı ise 15 bin 139  lira olmuş. Bugün Türkiye ’de yıllardan beri çalışmakta olan bir memur bile 15 bin lira maaş alabiliyor mu? Devletin ete kemiğe büründüğü, devlet hizmetlerini yürüten memurlarımız bile yokluk sınırı aşağıda yaşıyorsa, Türkiye ’nin büyüdüğünü, zenginleştiğini söyleyenler bunu nasıl söyleyebiliyorlar?”

“GENÇLERİMİZ GEÇİNEMEDİĞİ İÇİN EVLENEMİYOR”

“Ülkemizde bekar bir çalışanın ‘Yaşama Maliyeti ’ ise 6 bin liraya yaklaşmış durumda. İşte geçinmenin bu dek güç, dinç beslenmenin bu dek lüks olduğu bir dönemde gençlerimiz de artık aile kuramaz hale geldi maalesef. Toplumun en temel inşa taşı olan, kaliteli nesillerin yetişmesi için vazgeçilmez olan “aile kurumu” idareli sebepler nedeniyle sarsılıyor.

Gençlerimiz iş bulmakta güçlük çektiği veya meslek bulsa bile geçinemediği için evlenemiyor aile kuramıyor. Aileler ise geçimini sağlama zorluğu ve sefalet sebebiyle çatırdayan ilişkilerde yıpranıyor. Yoksulluk ve mahrumiyet kaynaklı olarak aile içi şiddet olayları artıyor. Toplumsal yapı çözülüyor. Gıda enflasyonu, her geçen gün artan doğalgaz, elektrik, ulaşım bedelleri dar gelirli vatandaşın belini daha da büküyor.

Bu hayat koşullarında, bu değin yüksek enflasyon ortamında mevcut gelir imkanları ile gençlerimiz nasıl yuva kuracak, konut, bark, araba, çoluk çocuk sahibi olacaklar. Fena ekonomi yönetimi sadece cepleri, mutfakları yakmıyor. İnsanların yuvasını yıkıyor. Aile yapımızı yok ediyor.”

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir