Selimiye Camisi avlusunun köşesindeki 1800 yıllık tapınak sütunu yıllara meydan okuyor

Selimiye Camisi avlusunun köşesindeki 1800 yıllık tapınak sütunu yıllara meydan okuyor

Mimar Sinan‘ın ustalık eseri Selimiye Camisi’nin avlu duvarının köşesindeki Roma döneminden kalma takriben 1800 takvim tapınak sütunu yıllara meydan okuyor.

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, gazetecilere yaptığı açıklamada, Selimiye Camisi’nin yapıldığı bölgenin Roma döneminin önemli tanrısal alanlarından olduğunu söyledi.

Bölgede Zeus Tapınağı’nın bulunduğunu anlatan Beksaç, “Bu sütun Zeus Tapınağı’ndan arda kalan bir kolon. Bunu da sütunun başlığındaki kartal tasvirinden nedeniyle söylüyoruz. Bu kırılmadan önce bunu görmüştük. Bilindiği gibi kartal Zeus’un kutsal hayvanıdır. Kartal başlıklı sütunlar Zeus tapınaklarında kullanılmaktadır. Esasında bu kuzey köşede dikkatimizi çeken kolon, Edirne’nin Roma döneminden kalan en manâlı hatıralarından biridir.” biçiminde konuştu.

Beksaç, Mimar Sinan’ın diğer yapıtlarında da eski döneme ait sanatsal öğeleri kullandığını dile getirdi.

Sütununun yaklaşık 1800 yıllık olduğunu anlatan Beksaç, şunları kaydetti:

“Mimar Sinan’ın eskiye aleyhinde saygısı var. Bunu diğer yapılarda da görebiliyoruz. Bazı sütün başlıklarını, kaidelerini ve belirtilmiş parçaları kullanma eğilimi var Sinan’ın. Erken dönemden kalan unsurları korumakta ve saklamakta ısrarcıdır. Sanat değeri içeren ve estetik kaygısıyla yapılan unsurları korumuştur. Fiilen bu Osmanlı döneminde de var. Her ne dek bazı Batılılar Osmanlı dönemini yıkıcı olarak tanımlasa da Osmanlı’nın böyle özellikleri var.”Selimiye Camisi avlusunun köşesindeki 1800 yıllık tapınak sütunu yıllara meydan okuyor

Selimiye Camisi avlusunun köşesindeki 1800 yıllık tapınak sütunu yıllara meydan okuyorSelimiye Camisi avlusunun köşesindeki 1800 yıllık tapınak sütunu yıllara meydan okuyorSelimiye Camisi avlusunun köşesindeki 1800 yıllık tapınak sütunu yıllara meydan okuyor

Haberi Kaydet

Devamını Oku

ORDUKÖYÜ KALESİ’NDE KAZILARA ‘ÖZEL MÜLK’ ENGELİ

ORDUKÖYÜ KALESİ'NDE KAZILARA 'ÖZEL MÜLK' ENGELİ

ÇARŞAMBA, SAMSUN (DHA) – SAMSUN’un Çarşamba ilçesinde kurtarma kazısında büyük oranda toprak altındaki hatları ortaya çıkarılarak 1’inci derece kazıbilimsel sit duyuru edilen Orduköyü Kalesi’nde kazılar özel mülk olduğu için durduruldu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu, ‘Tarihe ışık tutacak kaledeki kazıların sürdürülebilmesi için devletleştirme planlanıyor’ dedi.

Çarşamba ilçesinde fındık bahçelerinin aralarında bulunan ve 14’üncü yüzyılda Taceddinoğulları Beyliği kadar yaptırılan Orduköyü Kalesi’nde, 2018 yılında kurtarma kazısı başlatıldı. Büyük oranda toprak aşağıda kalan ve demin çok ufak hatlarıyla ortaya çıkan 7 dönümlük arazideki kalenin bulunduğu alan birinci derece arkeolojik sit bildiri edildi. Oysa kalenin bulunduğu yer özel bölge içerisinde kaldığı için kazı çalışmaları durduruldu.

‘BU ALANDA BÜYÜK BİR TARİH HATTI VAR’

OMÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu, tarihe ışık tutan kaledeki kazı çalışmalarının her yerde başlaması için 2022 yılında devletleştirme yapılmasının planladığını söyledi. Çarşamba’nın 12’nci yüzyılın sonlarından itibaren Türklerin yerleşmeye başladığı bir bölge olduğunu dile getiren Tellioğlu, kalede geniş çaplı bir egzersiz yapılması gerektiğini fakat bölgenin özel alan içerisinde kalması nedeniyle bu çalışmaların yapılamadığını söyledi. Prof. Dr. Tellioğlu, ‘Arazinin bir an önce kamulaştırılması gerekiyor. Bu kamulaştırma yapılırsa çalışmalar daha sıcacık yürüyecek ve kalenin hakiki ihtişamı o vakit ortaya çıkacak. Kalenin iç bölümündeki odalar toprakla dolu. Fındıklık düzenlemek için bu kale toprakla doldurulmuş. Bir bakıma bu şekilde kale korunmuş oldu. Bununla ilgili alıştırma yapılması tarihi kimliğimiz açısından çok manâlı. Bundan sonra elimizi tez yetişmek zorundayız. En kısa sürede bu kamulaştırma işleminin bitmesini ve bu manâlı kaleye kavuşmayı umuyoruz. Kale ortaya çıkınca ne dek haklı olduğumuz da benzer şekilde ortaya çıkacak’ diye konuştu.

‘SUR PARÇALARI VE DUVARLAR GÖRÜNÜYOR’

Arazi sahiplerinden Adem Günaydın, Tacettinoğlu Beyliği’nin düşman hareketinin birincil çıkış noktası olabileceğini düşünerek bu bölgeyi seçim ettiğini bildiklerini belirterek, Önce bu kaleyi yapı ediyorlar, sonrasında cami yapıyorlar. Tekrar beyliğin başkomutanlarından Hasan Gazi’nin kabristan içerisinde türbesi var. şimdi kalenin olduğu bölgede sur parçaları ve kalenin köşe duvarları görünüyor. Dağıtılmış yerlerde çöküntüler var ama genelde bozulmamış. Burada bir vakit kazı çalışması yapıldı fakat sonradan durdu. Büyük bir ihtimalle bir vakit sonradan devam edecektir. İnşallah güzel bir kale ortaya çıkar ve turizme kazandırılır dedi.

‘TURİZME KAZANDIRILMASI İSTENİYOR’

Orduköylü ses sanatçısı Hüseyin Yıldırım ise yapılması planlanan çalışmaların önemine değinerek, Tacettinoğlu Beyliği’nin merkezi olan, Yeşilırmak’ın Çarşamba Ovası’yla kucaklaştığı, bir tarafında Canik Dağları’nın bulunduğu bu alan ile ilgili bizler fazla bilgiye sahip değiliz. Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu hocamızın burada önemli araştırmaları var. Alan keza Samsun‘a ayrıca de Çarşamba merkezine yakın. Burada yaşayan vatandaşlar da böyle bir değere sahip oldukları için fazla mutlular ve buranın turizme kazandırılmasını, tanıtılmasını istiyorlar. Ayrıca kale arazisinin sahibi Günaydın ailesini keza de Orduköy halkını bu konuda kutluyoruz. Bu köyün yetiştirdiği bir kişi olarak ben de bundan kibir duyuyorum. Çarşamba’nın tarihinde büyük bir kültürel define olduğunu ayrıntıları ile belirtmek istiyorum. Bu kalıntı, yapılacak ciddi çalışmalarla birlikte inşallah Türkiye ve Samsun’un kültürel tarihine kazandırılmış olur ifadelerini kullandı.ORDUKÖYÜ KALESİ'NDE KAZILARA 'ÖZEL MÜLK' ENGELİ

ORDUKÖYÜ KALESİ'NDE KAZILARA 'ÖZEL MÜLK' ENGELİORDUKÖYÜ KALESİ'NDE KAZILARA 'ÖZEL MÜLK' ENGELİ

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Beyoğlu Kültür Yolu Edebiyat buluşmaları başladı

Beyoğlu Kültür Yolu Edebiyat buluşmaları başladı

BEYOĞLU, İSTANBUL (İHA) – Beyoğlu Kültür Yolu Edebiyat buluşmaları başladı

İSTANBUL – Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla ve Beyoğlu Belediyesi destekleriyle gerçekleştirilen Beyoğlu Kültür Yolu Edebiyat buluşmaları bugün başladı. Edebiyatseverler, Edebiyat buluşmalarına yoğun ilgi gösterdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla ve Beyoğlu Belediyesi destekleriyle gerçekleştirilen Beyoğlu Kültür Yolu Edebiyat buluşmaları bugün İstiklal Millet Kütüphanesi’nde başladı. Edebiyatseverleri, İstanbul’un göbeği olan Beyoğlu’nda buluşturan ilk etkinlikte; Defne Suman, okurlarıyla buluştu. Yaz Sıcağı, Emanet Süre, Kahvaltı Sofrası romanlarının yazarı Defne Suman, Nermin Mollaoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Silinmeyen Hatıralar” temasıyla geçmişin izlerini günümüze taşıyan Beyoğlu’nun tarihi apartmanları ve edebiyatını konu aldı. Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız da Edebiyatseverlerle birlikte söyleyişi peşine düşüp takip etti. Gençlerin sorularını yanıtlayan Yazan Suman söyleşiden sonradan gençlere imzaladığı kitaplardan verdi. Başkan Yıldız da yazara Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kitabı hediye etti.

“Amacımız kitabı mahalleye dağıtmak”

Beyoğlu Kültür günlerinin başladığını ifade eden Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, “Beyoğlu Kültür günlerimiz başladı. Ben bir kitap kurduyum ve bir kalem meraklısıyım. Beyoğlu bu anlamda kültürün ve sanatın başkenti. Bugün kıymetli hocalarımız burada söyleşi de bulundular. Bu mekan kütüphane ve aynı zamanda yemek lokanta biçiminde restorandı. Biz daha fazla kitapla gençlerimizi buluşturalım dedik. Şu lahza mahallelerimizde bu nesil mekanları kütüphanelere dönüştürüyoruz. Amacımız yazarlarımızla gençlerimizi buluşturmak ve aynı zamanda kitabı da mahalleye dağıtmak. Gençlerimizin ve çocuklarımız bu saatler de bu mekanları gelip kullanmaları için yapıyoruz” ifadelerinde bulundu.

Çocuk atölyelerinden polisiye ve dehşet edebiyatına, yazı atölyelerinden yolculuk turlarına değin birçok etkinliğin düzenlendiği Beyoğlu Kültür Yolu – Edebiyat Buluşmaları, 4-8 Kasım tarihleri arasında yazarları ve edebiyatseverleri bir araya getirecek.Beyoğlu Kültür Yolu Edebiyat buluşmaları başladı

Beyoğlu Kültür Yolu Edebiyat buluşmaları başladıBeyoğlu Kültür Yolu Edebiyat buluşmaları başladı

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Kapadokya’ta peribacalarının arasında coğrafya dersi

Kapadokya'ta peribacalarının arasında coğrafya dersi

HACIBEKTAŞ, NEVŞEHİR (İHA) – Kapadokya‘ta peribacalarının arasında coğrafya dersi

NEVŞEHİR – Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü 1. Derslik öğrencileri, Kapadokya’ta peribacalarının aralarında ‘Ders Coğrafya, Konu Kapadokya’ temalı bölge etkinliğine katıldı.

Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi ile Ürgüp Belediyesi iş birliğinde organize edilen proje dahilinde Coğrafya bölümünde okuyan öğrencilerin bölge çalışması zarfında birincil derslerini Kapadokya bölgesinde işledi. Ürgüp ilçesine tabi ve Kapadokya ile özdeşleşmiş mekan olan Üç Güzeller Mevkii’nde gerçekleştirilen birincil dersi, Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin yaptı. Prof. Dr. Aktekin yaptığı açıklamada, “Üniversitemizin Coğrafya bölümü öğrencilerinin arazi çalışması için burada bulunuyoruz. Coğrafya sosyal bilimlerde en zevkli alanlardan birisi. Oysa nasıl ele alındığı kayda değer. Türkiye’de en çok bedensel coğrafya konuları ele alınıyor. Dünyada ise beşeri coğrafya konusu işleniyor. Bir mekanın tarihi, sosyal, kültürel ve hesaplı boyutlarıyla ele alınması çok manâlı bir husus. Bizim öğrencilerimizin en büyük şansı Türkiye’nin en büyük coğrafi alanlarından birisi olan Kapadokya da okuyor olmaları. Bu şansı da avantaja çevirmek istiyoruz” biçiminde konuştu.

Proje kapsamında, insan mekan etkileşimi çerçevesinde öğrencileri ayrıca bir araya getirdiklerini keza de coğrafya disiplini ile araziyi tanıttıklarını söyleyen Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şenay Güngör ise, “Coğrafya için iki manâlı kavram var. Bu kavramların bir araya gelmesi sürekli konuştuğumuz ve ön plana çıkarttığımız bir olgudur. İnsan, mekan ve doğa, kültür etkileşimidir. Tamda içinde bulunduğumuz Kapadokya bölgesi doğa-kültür etkileşimini yansıtan en manâlı bir mekandır. Coğrafya bölümü öğrencileri ile de Fakültede dersliklerde anlattığımız teorik bilgileri bugün arazide tatbik fırsatı bulduk. Bu arazi çalışmaları sahiden coğrafya alanı için bir laboratuvar özelliği taşımaktadır” dedi.

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü 1. sınıf öğrencisi Vatan İnan da, Nevşehir’i tercih etmesinin en manâlı nedeni olarak, Kapadokya bölgesinde coğrafi unsurların çok pozitif olması ve bölgenin topoğrafik özelliğinin coğrafyaya fazla uygun olması sebebiyle Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesini tercih ettiğini söyledi.

Öğrenci Seda Nur da, bölge çalışmasının fazla faydalı olduğunu belirterek, “Bu egzersiz bölümümüz açısından fazla bereketli bir çalışma. Bölümümüz hakkında bu bölgede hoş çalışmalar yapacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Mert Bozkurt ise, “Nevşehir, turizm ile özdeşleşmiş bir kent. Tarihi ve doğayı sevdiğimiz için buradayız. İlk tercihimde yerleştim. Geleceğin Coğrafyacı adaylarıyız. Turizm ve arazi iç içe olduğu için özellikle seçim ettim” diye konuştu.Kapadokya'ta peribacalarının arasında coğrafya dersi

Kapadokya'ta peribacalarının arasında coğrafya dersiKapadokya'ta peribacalarının arasında coğrafya dersi

Haberi Kaydet

Devamını Oku

SMM Panel