Sedef Kabaş ’tan mesaj: Anayasa Mahkemesi kendini inkar ediyor

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishane ’nde tutsak gazeteci Sedef Kabaş ’ı ziyaret etti. Ziyaretinde Çakırözer ’e AYM ’nin kendisi hakkındaki tahliye talebine ilişkin yapılan başvuruya verdiği ret kararını değerlendiren Kabaş, “Anayasa Mahkemesi inkar kararı ile kendini red ediyor” dedi.

“UÇAK BİLETİMİ ALSANIZ DAHİ GİTMEM, BURADAYIM”

Kabaş, Çakırözer yoluyla gönderdiği mektupta şunları söyledi:

* Terhis talebimi reddeden Tüzük Mahkemesi ’ne soruyorum: Hangi mazeret ile ret kararı verdiniz? Apaçık karartılacak bir delil veya kaçacak bir bayan mı var İddianamede bile ilave delil sunamamışlar! Sadece savunma hakkı deha tanımadan yaptıkları eş suçlamalar var. Hepsi de aynı programdaki ifadelerimden ibaret. Hepsi siyasilere karşın eleştiriler.

* Tenkit ne zamandır hakaret kabul ediliyor. Gazeteci eleştirmeyecek de ne yapacak? İktidara güzelleme mi yapacak? Neye dayandırarak kaçacak şüphesi var diyorsunuz? Hakkımda bugüne dek sayısız suç duyurusu yapıldı, daima ifadeye gittim. Değerli emniyet mensupları bilir.

* İfadeye çağırdıklarında bir kez olsun gitmemezlik etmedim. Yerim yurdum kesin. Adresim belirli. Kim kaçacakmış? Uçak biletimi alsanız dahi gitmem buradayım! Ayrıca hukuk karşı hakkımı arayacağım, hem bu ülkenin daha adaletli, serbest, demokratik bir düzene kavuşması için yıllardır verdiğim mücadeleme devam edeceğim.

“YASALARA, ANAYASALARA GÜVENMEYECEĞİZ DE KİME GÜVENECEĞİZ?”

* Anayasa Mahkemesi benimle ilgili ret kararıyla fiilen kendini red ediyor. Kendi kararlarını yok sayıyor! Çünkü Tüzük Mahkemesi, geçmişte verdiği Önder Balıkçı ve Ergun Poyraz kararlarında; siyasetçiler ve kamusal yetki kullanan kişileri diğer vatandaşlara tarafından çok daha artı eleştiriye katlanmak durumunda olduklarını söylüyor.

* Buna kadar, ‘normalde başkasına söylendiğinde hakaret kabul edilebilecek ifadeler üstteki seviye siyasetçi ve halk görevlilerine söylendiğinde tenkit olarak sınıflandırılacaktır ’ diyor. Anayasa bunu söylerken AİHM ’de şunu söylüyor: “Cumhurbaşkanına ayrıcalık tanıyan bir canice hükmü laf konusu olamaz! Türkiye TCK 299 ’u yürürlükten kaldırmalıdır.”

* Kaldı ki, Türkiye imzaladığı uluslararası sözleşmeler nedeniyle Anayasa ’nın 90. maddesi uyarınca da TCK 299 ’uncu maddesini uygulanamaz kılmıştır! Biz bu ülkede yasalara, anayasalara da güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz?

“HAKARETTEN KİMSENİN ÖZGÜRLÜĞÜ ELİNDEN ALINMAMALI”

Milletvekili Çakırözer ise, Kabaş ’ı ziyaretinin arkasında yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:

* Sedef Kabaş ’ın şimdi cezaevinde geçirdiği değil bir gün bir dakikası bile temel yargı ve özgürlüklerin ihlalidir. Sedef Kabaş ’ın bir an önce serbest kalması gerekir. Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla Türkiye ’de on binlerce soruşturma açılıyor, binlerce kişi kovuşturuluyor, dava takibine uğruyor ve ceza alıyor.

* Fakat hakaret suçlamasından bir kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılması Türkiye ’de başka bir ayıbı beraberinde getirmekte. O yüzden fikir, açıklama, açıklama nedeniyle gazeteci olsun, aydınlatılmış, akademisyen olsun, yurttaş olsun hiç kimsenin özgürlüğü elinden alınmamalıdır. Bunu Türkiye ’de garanti olmak zorundayız. Türkiye ’yi de en kısa sürede TCK 299 ayıbından kurtarmalıyız.

Yorum yapın

SMM Panel