Türklerin kullandığı alfabeler! Türkler tarihte hangi alfabeleri kullandı?

Türkler tarihte hangi alfabeleri kullandı? sorusunun yanıtı merak edilen konular arasında yer alıyor. Alfabelerin kullanımına dair detaylar öğrenciler kadar araştırılmakta. Alfabeler, milletlerin en kayda değer irtibat araçlarında arasında yer almakta. Bir lisandaki seslere dair anlatımı yazıya uyarlamak için kullanılan şekillerine tamamına bahşedilen alfabe ismi, bu şekillerin kabul görmüş biçimi olarak karşımıza çıkmakta.

TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABELER NELERDİR?

Türkler, geçmişten günümüze 5 farklı alfabe kullanmıştır. Bu alfabeler sırasıyla;

Köktürk, Uygur, Arap,Kiril,Latin Alfabesidir.

TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABALER VE ÖZELLİKLERİ

Köktürk Alfabesi: Türklerin tarihte kullandığı ilk alfabedir. Göktürk Alfabesi ve Orhun Alfabesi olarak da isimlendirilmektedir. Alışılmış Türk damgalarından oluştuğu söylenmektedir. Göktürk Alfabesi 38 harften meydana gelmektedir. Bu otuz sekiz harfin 26’sı gürültüsüz, 4’ü sesli ve 8’i de bileşik harftir. Harfler sağdan başlayarak sola dürüst yazılır. Yazılan kelimeleri ayırt yapabilmek içinse kelimeler arasına iki nokta konulur. Köktürk Alfabesiyle yazılmış en eski yazı Orhun Yazıtlarıdır.

Uygur Alfabesi: Uygur Türklerinin kullandığı bir alfabedir. Uygur Alfabesi 18 harften meydana gelmektedir. Yazı yazılırken sağdan başlayarak sola dürüst yazılır. Eski Soğd yazısından oluşmuştur. Soğdlu misyonerler tamamen Uygur Türkleri öğrenmiştir. Fakat harf sayısının eksik oluşundan dolayı yazı kültürünün gelişmesinin engellendiği düşünülmüştür.

Arap Alfabesi: Türklerin İslamiyet’i kabul etmesiyle beraber kullanılan bir alfabedir. Karahanlılar bu alfabeyi tarihte birincil kullanan Türk Devleti olmuştur. 28 haften meydana gelmektedir. Ama Türkçe’nin ses niteliklerine uydun duruma getirmek için birtakım eklemeler üretilmiş ve 31-36 harf kullanılmıştır. Diğer alfabelerde olduğu gibi Arap Alfabesinde de sağdan sola dürüst yazılır.

Kiril Alfabesi: Kiril Alfabesi, Özellikle Sovyetler Birliği vaktinde kullanılmıştır. Sovyetler Birliği kendisine alt Türklere, başta kendisi almak üzere Slavların kullandığı alfabe olan Kiril Alfabesini kullanmayı zorunlu kılmıştır. 1991 senesinde Sovyetler Birliği yıkılınca, bir takım ülkeler Latin Alfabesine geçmiştir. En son Kazakistan 2018 senesinde Kiril Alfabesi yerine Kazak Alfabesine geçmiştir. Bu alfabe 38 harften meydana gelmektedir. Ama Kiril Alfabesi diğer alfabelerin tersine soldan sağa doğru yazılmaktadır.

Latin Alfabesi: Latin Alfabesini Türk devletleri arasında ilk Azeri Türkleri kullanmıştır. Türkiye ise 1 Kasım 1928 Harf Devrimiyle beraber Arap Alfabesinden Latin Alfabesine geçmiştir. Latin Alfabesi 29 harften meydana gelmektedir ve bu alfabenin 21’i ünsüz, 8’i ünlü harftir.

YAKIN ÇAĞ’A DEĞIN UZANAN YAZI SİSTEMLERİ

Göktürk alfabesi

Göktürk alfabesi, Türkçenin metinlerle izleyebildiğimiz tarihi baştan başa kullandığı ilk düzenli ve resmî yazı sistemidir. Bu sistem, Eski İskandinav yazıtlarında kullanılmış Runik (Gotça “esrarlı, bilinmez”) yazının karakterlerine benzediği için, Avrupa ve Rus Türkoloji literatüründe, Sibirya Run harfleri, Yenisey Run harfleri, Runik alfabe ve Türk Run Yazısı olarak adlandırılmıştır. Göktürklere ait Orhun Yazıtları’nda kullanılmasından ötürü bu adla anılan alfabedir.

Mani alfabesi

Mani alfabesi, VIII. yüzyıl ortalarında Göktürk yazı sistemiyle Türkçe eserler verilirken, 745 yılında, Moğolistan’daki büyük Türk kağanlıklarından ikincisi kurulmuştu: Uygur Kağanlığı. Göktürk Yazıtları’nda Tokuz Oguz adıyla geçen bu Türk boyunu kağanlık hâline getiren Kutlug Bilge Köl Kağan’ın torunu Bögü Kağan’ın Mani inancını benimsemesinin (762) ve kendi halkına da kabul ettirmesinin bir sonucu olarak Türkler aralarında kullanıma girmiştir.

Soğut alfabesi

Soğut alfabesi, Arami yazısının mahalli bir türünden (muhtemelen Pehlevi yazısından) geliştirilen ve kâğıdın icadından beri kullanılmış olan bir alfabedir. İşlek türünü 500 yılı civarında almış ve bu tarihten sonra, Türkler kadar VIII-IX. yüzyıllar arasında çok sınırlı ölçüde kullanılmış ve bu yazının Türk dili mirasında önemli bir rolü olmamıştır. Laf konusu devrenin prestijli dili olan bu karşılıklı iletişim dili, 5. Göktürk kağanı Muhan’ın mezar taşı Bugut Yazıtı’nın üç yüzünün Soğutça yazılmasına sebep olmuştur.

Uygur alfabesi

Eski Uygur alfabesiyle yazılan Kutadgu Bilig (Ortadaki besmele kısmı Arap harfli)

Eski Uygur alfabesinin kullanılmaya başlandığı tarih muhakkak olmamakla beraber, Annemarie von Gabain’e kadar, bu alfabeyle birincil metin örnekleri, 840’tan önçe Koço’ya gelen Türk toplulukları göre 750-827 yılları aralarında yazılmıştır. Uygur topluluğunun ticarete, şehir hayatına ve yerleşik düzene olan temayülleri, onları Orta Asya’nın tüccar kavmi Soğutlara yakınlaştırmıştır. Kısa vakit sonradan Soğut alfabesini öğrenip bu alfabeden Uygur yazısını geliştirmişlerdir. Bu Nedenle Uygur ağzı, Uygur alfabesi vasıtasıyla olağan bir yazı dili hâline gelmiş; Orta Asya’daki öteki Türk topluluklarının iki taraflı dili de bu ağız özelliklerinin yaygınlaştığı dil olmuştur. Uygur kültürünün muazzamlığının tarihe vurduğu damga, bu kültür taşıyıcısı dilin yazıldığı alfabenin adını da “Uygur” yapmıştır. Dahası, bu alfabe, Soğutlardan alınan şekliyle yok, Türkçenin ses ihtiyaçlarını nispeten karşılayacak hâle getirildikten daha sonra Türkleştirilerek, sayısız Türkçe eserin kaydında kullanılmıştır. Alfabe, VIII-XVII. yüzyıllar arasında Doğu Türkistan, Harezm ve Altın Ordu bölgelerinden İstanbul’a dek uzanan geniş bir coğrafyada kullanılmıştır.

Brahmi alfabesi

Hint Budist misyonerlerden Brahmi yazısını öğrenen Toharlar ve Sakaların Brahmi yazısıyla bıraktıkları dil mirasları, daha fazla dinî-felsefi nitelikli, Budist içerikli çeviri veya uyarlamalar, kısmen de ticari belgelerdir. Uygur Türkleri de Brahmi yazısıyla, tıpkı Sakalar ve Hint-Avrupalı Toharlar gibi, daha çok Budizmi anlatan eserler yazmışlardır.5 Brahmi alfabesi, sayıları yüzden pozitif olan hece işaretleri ve alfabe karışımı Hint yazı şekillerinin öncüsüdür.

Tibet alfabesi

Tibet alfabesinin Uygurlar tarafından kullanılmasına, Budizm’in yayılmasına kadar, Tibet’in Doğu Türkistan topraklarını işgal etmek niyetinin bir sonucu olarak bakılabilir. Uygur Türklerinin Tibetli Budist misyonerlerden öğrendiği Tibet yazısı, Brahmi yazısının Gupta karakterlerinden geliştirilmiştir. Tibet yazılmış Türkçe metinler sınırlı sayıdadır.

Süryani alfabesi

Süryani alfabesi, MÖ 2. yüzyıldan itibaren Süryani dili için kullanılan bir yazı sistemidir. Bu yazı sistemi, Arami alfabesinden türeyen Sami ebcedlerden biri olup Fenike, İbrani ve Arap alfabesi ile bağlantılıdır. Süryani alfabesi, Arap alfabesi gibi sağdan sola yazılan bir yazı sistemidir. Tekrar Arap alfabesindeki gibi bazı harfler sözcük içinde bir sonraki harfe bağlanır, bazıları bağlanmaz. Alfabe 22 harftan ibaret olup bunların hepsi ünsüz harflerdir. Meşhur sesleri okuyan birey göre okurken tamamlanır veya doğru okunuşu belirten harekelerle belirtilir.

Hristiyan misyonerler, Türkler arasına II. yüzyılda girmeye başlamışsa da bu dinin Türklerce tercih edilen Süryani koluna dayalı Nasturi mezhebi, VII. yüzyılda yayılmaya yüz tutmuştur. Nasturi Uygurlara ait eserler, Estrangelo yazısından fazla Mani ve millî Uygur alfabesiyle yazılmıştır.

İbrani alfabesi

Sami dil grubuna ast dillerden esas olarak İbranicenin yazımında kullanılan İbrani alfabesi, sağdan sola dürüst yazılan 22 temel gürültüsüz harften oluşmaktadır. Harfler bitiştirilmez ve ayrı yazılır. Beş harfin sonda yazılışı farklıdır.

Tarihteki Türk devletleri içinde Museviliği devlet nezdinde sadece Hazar Kağanlığı yöneticileri seçmiştir. Ülke içindeki topluluklarsa farklı alanlara yönlendirilmiş din ve inanç yelpazesine sahip olmuşlardır. Bu kağanlığın dâhilinde, çeşitli yazı sistemlerinin kullanımda olmuş bulunduğu, bunlar aralarında Göktürk yazı sisteminin de kullanıldığı bilinmektedir. Mevcut İbrani harfli Türkçe belgelerse Hazarların torunları olduğu düşünülen Karay Türklerine aittir.

YAKIN ÇAĞ’DAKİ YAZI SİSTEMLERİ

Grek- Yunan alfabesi

Esas olarak Yunancanın yazılması için kullanılan Yunan ya da Grek alfabesi, bunun yanına Hristiyanlığın Ortodoks mezhebine emrindeki Karamanlı Türkler tarafından XVIII-XX. yüzyıllarda Karaman sahası Türk ağzının yazımında da kullanılmıştır. Grek alfabesinin Türkler arasındaki kullanımı, bu dek geç bir tarihte başlamış olmasına karşın, Grek yazısıyla Türkçe kelimelerin, bilhassa birey, yer ve kavim adlarının kaydedilmesi, çok daha eski tarihlere dayanmaktadır. Karamanlı Türkler, XVIII. yüzyıldan itibaren Grek alfabesiyle zengin bir Türkçe edebiyat geliştirmişlerse de, Karamanlı ağzıyla verilmiş bu eserlerden iki yüzyıl öncesine ait standart Osmanlı Türkçesiyle yazılı Grek harfli eserler bulunmaktadır. Grek/Yunan yazısıyla Türkçe isim, unvan, yer adı gibi Türk tarihi ve dilinin çoğu tarihi bilgisi dolaylı olarak taşınmıştır. Alfabe, yedisi meşhur, on beşi ünsüz, ikisi ise birleşmiş yirmi dört harften oluşur:

Arap alfabesi

Arap alfabesi, 7. yüzyılın üçüncü çeyreğinden itibaren Emevi ve Abbasi imparatorlukları aracılığıyla Orta Doğu merkezli geniş bir alana bölüştürme olanağı bulmuş İslam dininin benimsendiği coğrafyalarda kabul gören alfabedir.

Eski dünyanın üç büyük kıtasında, farklı ailelere bağlı birçok dile uygulanmış olan Arap alfabesine, harf eklemeleri üretilmiş ve böylece alfabenin ıslahı yoluna girilmiştir. Farslar, bu ıslahı/ç/,/ş/ ve/j/ sesleri için ayırıcı işaretler icat ederek gerçekleştirmiştir. Türkler, bu işaretleri Farslardan aynen devralmışlardır. Türkçedeki/g/ sesi için kullanılan kef, bununla birlikte nazal n sesi için kullanılmış; bu suretle Türkçede Arap alfabesinin birincil reformu yapılmıştır. Arap alfabesi, 11. yüzyılda temel harf sistemiyle Türkler kadar kullanılmaya başlanmış ve bu aşamada henüz Fars-Arap alfabesindeki harflerin Türk-Arap alfabesinde yer almadığı anlaşılmıştır.

Kiril alfabesi

Kiril alfabesi, yaygın olarak Slav dillerinin yazımında kullanılan alfabedir. Bugünkü Rusya topraklarındaki Türklerin alfabelerinin Kirilleştirilmesi iki öbür dairede ve dönemde değerlendirilmelidir. Birincisi Müslüman olmayan Türklere yazı dili oluşturma yoluyla Kiril alfabesinin benimsetilmesidir. Bu stil bir operasyon, Rus Ortodoks Kilisesi misyonerlerinin dikkatli ve sabırlı adımlarıyla çarlık döneminde gerçekleşmiştir. İkincisi yazı dili olan Müslüman Türklerin yazılarının Kirilleştirilmesidir. Bu hareket ise, devletin çıkardığı yasayla ve güç kullanılarak komünist dönemde gerçekleşmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk, 20 Eylül 1928’de, Kayseri’deki Cumhuriyet Ahali Fırkası önünde, halka yeni Türk harflerini öğretirken

Latin alfabesi

Türklerin kullandığı yazı sistemleri aralarında, bir din-inanç sistemi ya da yazdıran kimse bir rejim yoluyla seçilmemiş tek yazı türü olması bakımından öbür bir yere sahip olan Latin alfabesinin, Türkler göre yaygın ve resmî olarak birincil kullanımı 1920’li yıllarda gerçekleşmiştir. Türkiye’de 1 Kasım 1928’de gerçekleşen Yazı Devrimi öncesinde, Kafkasya ve Sibirya bölgesine Azerbaycan ve Yakut Türkleri, Latin alfabesini kullanan ilk Türk toplulukları olmuştur. Azerbaycan’ın Latinleştirme yolundaki girişimlerinden önce, Mart 1917’de ünlü dil bilimci S. A. Novgorodov tarafından düzenlenen Latin alfabesi temelli olarak Yakut Türk yazısı 1917’de Yakutsk’ta yayımlanmıştır.

Haberi Kaydet

Yorum yapın

SMM Panel